<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Antalya Ruhbilim Okulu</title>
	<atom:link href="http://www.ruhbilimokulu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ruhbilimokulu.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 19 May 2012 10:57:13 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>Gülseli İnal &#8211; Mikail Meleği Çalıştayı</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/gulseli-inal-mikail-melegi-calistayi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/gulseli-inal-mikail-melegi-calistayi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 19 May 2012 10:56:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hizmetlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=397</guid>
		<description><![CDATA[Gülseli İnal&#8217;ın hazırladığı  &#8221;Mikail Meleği&#8221; Konulu Çalıştay Ruhbilim Okulu&#8217;nda yapılacaktır. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gülseli İnal&#8217;ın hazırladığı  &#8221;Mikail Meleği&#8221; Konulu Çalıştay Ruhbilim Okulu&#8217;nda yapılacaktır. Detaylı bilgi için iletişime geçiniz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/gulseli-inal-mikail-melegi-calistayi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizm&#8217;de Yeni Gelişmeler</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-yeni-gelismeler/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-yeni-gelismeler/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 May 2012 10:32:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hizmetlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=392</guid>
		<description><![CDATA[Romanya&#8217;dan gelen otizmli çocukların Yunus Terapi Programımızdan sonra daha büyük adımlarla geliştikleri gözlenmektedir. Ülkelerindeki doktorların uyguladıkları Homeopati, Yunus Terapisi  ile birlikte sinerji yaratmaktadır. Romanya&#8217;daki çingenelerde otizm görülmediği, çingenelerin çocuklarına aşı yaptırmadıkları gözlenmiştir. Japonya&#8217;da aşıların iki yaşından sonra yapılmasının otizm oranlarını düşürdüğü ileri sürülmektedir.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Romanya&#8217;dan gelen otizmli çocukların Yunus Terapi Programımızdan sonra daha büyük adımlarla geliştikleri gözlenmektedir. Ülkelerindeki doktorların uyguladıkları Homeopati, Yunus Terapisi  ile birlikte sinerji yaratmaktadır.</p>
<p>Romanya&#8217;daki çingenelerde otizm görülmediği, çingenelerin çocuklarına aşı yaptırmadıkları gözlenmiştir.</p>
<p>Japonya&#8217;da aşıların iki yaşından sonra yapılmasının otizm oranlarını düşürdüğü ileri sürülmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-yeni-gelismeler/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Otizmde Tedavi</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-tedavi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-tedavi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 12:19:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hizmetlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.soulscienceschool.com/tr/?p=340</guid>
		<description><![CDATA[1. Amino asitler 2. Şölasyon 3. Özel beslenme programları 4. Esensiyal yağ asitleri 5. Glutasyon 6. Mide-Barsak sağlığı 7. Yüksek basınçlı oksijen 8. Yunus terapisi 9. Bağışıklık sisteminin düzenlenmesi 10. Çevre düzenlenmesi 11.  Melatonin 12. Sülfasyon 13. Tiroid fonksiyonu 14. Vitamin ve supplement Antalya Ruhbilim Okulu’nda alabileceğiniz bu üç haftalık yoğun terapi programı içindetaylı bilgi alınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>1. Amino asitler<br />
2. Şölasyon<br />
3. Özel beslenme programları<br />
4. Esensiyal yağ asitleri<br />
5. Glutasyon<br />
6. Mide-Barsak sağlığı</div>
<div>7. Yüksek basınçlı oksijen</div>
<div>8. Yunus terapisi</div>
<div>9. Bağışıklık sisteminin düzenlenmesi</div>
<div>10. Çevre düzenlenmesi</div>
<div>11.  Melatonin</div>
<div>12. Sülfasyon</div>
<div>13. Tiroid fonksiyonu</div>
<div>14. Vitamin ve supplement</div>
<p><strong>Antalya Ruhbilim Okulu’nda alabileceğiniz bu üç haftalık yoğun terapi programı için<a  href="http://www.soulscienceschool.com/tr/iletisim/">detaylı bilgi</a> alınız.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/otizmde-tedavi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde Bağımlılığından Arınma Programı</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/madde-bagimliligindan-arinma-programi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/madde-bagimliligindan-arinma-programi/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 24 Mar 2012 11:13:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hizmetlerimiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.soulscienceschool.com/tr/?p=333</guid>
		<description><![CDATA[1 Metabolik denge 2.Maddenin elektromanyetik sinyallerinin hücre hafızasından silinmesi 3. Zihinsel Tabula Rasa 4. Günlük gezi ve etkinlikler 5.Yunuslarla etkileşim 6. Psikoterapi ve rölaps profilaksisi Yalnızca Antalya Ruhbilim Okulu’nda alabileceğiniz bu üç haftalık yoğun terapi programı için detaylı bilgi alınız.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>1 Metabolik denge<br />
2.Maddenin elektromanyetik sinyallerinin hücre hafızasından silinmesi<br />
3. Zihinsel Tabula Rasa<br />
4. Günlük gezi ve etkinlikler<br />
5.Yunuslarla etkileşim<br />
6. Psikoterapi ve rölaps profilaksisi</div>
<p><strong>Yalnızca Antalya Ruhbilim Okulu’nda alabileceğiniz bu üç haftalık yoğun terapi programı için <a  title="Madde Bağımlılığı" href="http://www.soulscienceschool.com/tr/hastaliklarda-psikoterapi/madde-bagimliligi-ve-psikoterapi/">detaylı bilgi</a> alınız.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hizmetlerimiz/madde-bagimliligindan-arinma-programi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Madde Bağımlılığı ve Psikoterapi</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/madde-bagimliligi-ve-psikoterapi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/madde-bagimliligi-ve-psikoterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 07:35:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklarda Psikoterapi]]></category>
		<category><![CDATA[amfetamin]]></category>
		<category><![CDATA[berbitürat]]></category>
		<category><![CDATA[ekstazi]]></category>
		<category><![CDATA[eroin]]></category>
		<category><![CDATA[esrar]]></category>
		<category><![CDATA[extasy]]></category>
		<category><![CDATA[hap]]></category>
		<category><![CDATA[kokoin]]></category>
		<category><![CDATA[madde]]></category>
		<category><![CDATA[narkotik]]></category>
		<category><![CDATA[sigara]]></category>
		<category><![CDATA[tiner]]></category>
		<category><![CDATA[uyuşturucu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=312</guid>
		<description><![CDATA[Madde bağımlılığı bir çeşit köleliktir. Madde bireyi kendi esiri yapar. Bedendeki reseptörler aç kurtlar gibi maddeyi isterken kişinin tüm davranışları bu maddeyi bulmaya ve tüketmeye ayarlanır. İstenirse herkes bir maddenin bağımlısı haline getirilebilir belki ama madde bağımlılığında 3 başat neden vardır. 1 &#8211; Genetik yatkınlık 2 &#8211; Kötü arkadaşlarla özdeşleşme 3 &#8211; Madde satışındaki kârdan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Madde bağımlılığı bir çeşit köleliktir. Madde bireyi kendi esiri yapar. Bedendeki reseptörler aç kurtlar gibi maddeyi isterken kişinin tüm davranışları bu maddeyi bulmaya ve tüketmeye ayarlanır. İstenirse herkes bir maddenin bağımlısı haline getirilebilir belki ama madde bağımlılığında 3 başat neden vardır.</p>
<p>1 &#8211; Genetik yatkınlık</p>
<p>2 &#8211; Kötü arkadaşlarla özdeşleşme</p>
<p>3 &#8211; Madde satışındaki kârdan vazgeçmek istemeyenler.</p>
<p>Kişinin nesep bağı incelendiğinde hem anne hem baba tarafından çeşitli madde bağımlılığı kurbanları fark edilecektir. Örneğin sigara bağımlısı bir hastamızın baba tarafından dedesi alkol bağımlısıydı ve cesedi çırılçıplak bir ırmakta bulunmuştu. Kokain bağımlılığından ölen Whitney Houston ve eroin bağımlılığı kurbanı Toni Morrison’un şecereleri de incelenmeye değerdir.</p>
<p>Madde bağımlısı kişi adeta kendisine suç ortağı arar ve kullandığı maddeyi başkalarına ikram ederek onları da bağımlı hale getirmeye çalışır. Arkadaş ilişkilerinde öykünme, özenme ve özdeşleşme çok kolay yaşanır. Dolayısıyla madde bağımlısı arkadaşı olan kişinin madde bağımlılığına kayması kolay olur.</p>
<p>Bağımlılık yapan madde satışından geçimlerini sağlayan ve kâr elde eden insanlar da bu illetin ortadan kalkmamasına hizmet ederler. Bir bakarsınız ki ilkokul mezunu bir torbacı tıp fakültesi mezunu madde bağımlılığını tedavi eden bir doktordan daha zengin oluvermiştir.</p>
<p>Kronik bir hastalık olan madde bağımlılığı uzun süreli bir psikoterapi programı gerektirir. Kişinin psikoterapiden yararlanması için maddeye olan esaret durumunun azaltılması, hafifletilmesi şarttır. Bunun için değişik yöntemler uygulanmaktadır. Antalya Ruhbilim Okulu bağımlı olunan maddenin,  hücrelerdeki elektro-manyetik hafızadan silinmesinin, kişinin iradesini güçlendirdiğini ve kişiyi psikoterapiden daha kolay yararlanabilir hale getirdiğini gözlemlemiştir.</p>
<p>Kişinin “ben madde bağımlılığından kurtulmak istiyorum” demesi oldukça güçtür. Sevdiklerini madde bağımlılığından kurtarmak isteyenleri Antalya Ruhbilim Okulu’nun psikoterapi programına katılmalarına ikna etmelerini tavsiye ederiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/madde-bagimliligi-ve-psikoterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Depresyon ve Psikoterapi</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/depresyon-ve-psikoterapi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/depresyon-ve-psikoterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 09:38:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklarda Psikoterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=308</guid>
		<description><![CDATA[İki haftalık bir dönem sırasında yaklaşık hergün süren depresif duygudurumu, hergün yaklaşık gün boyu süren tüm aktivitelere veya bunların çoğuna karşı ilgide belirgin azalma veya bunlardan eskisi gibi zevk alamama, perhiz dışı önemli derecede zayıflama veya şişmanlama veya hergün iştahta artış veya azalma olması, hergün aşırı uyku (hipersomnia) veya uykusuzluk (insomnia) olması, hergün dışarıdan gözlemlenebilir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İki haftalık bir dönem sırasında yaklaşık hergün süren depresif duygudurumu, hergün yaklaşık gün boyu süren tüm aktivitelere veya bunların çoğuna karşı ilgide belirgin azalma veya bunlardan eskisi gibi zevk alamama, perhiz dışı önemli derecede zayıflama veya şişmanlama veya hergün iştahta artış veya azalma olması, hergün aşırı uyku (hipersomnia)</div>
<div>veya uykusuzluk (insomnia) olması, hergün dışarıdan gözlemlenebilir psikomotor ajitasyon veya retardasyon olması, hergün yorgunluk, bitkinlik veya enerji kaybı olması, hergün değersizlikl ve yersiz suçluluk duygularının olması, hergün düşünceleri bir konu üzerinde yoğunlaştırma yeteneğinde azalma ve kararsızlık yaşanması, tekrarlayan ölüm düşünceleri ve intihar düşünceleri veya  intihar intihar etmek için tasarının olması, tedavisi gecikmeden yapılması gereken majör depresyon hastalığına işaret eder.</div>
<div>Depresyon tedavisinde psikoterapi elzemdir, çünkü hastanın kendisini depresyona iten bakış açılarını ve yanılsamalarını değiştirmesi için iç görü kazanması gerekir.</div>
<div>Bugüne dek yaptığımız psikoterapi çalışmalarından çok sayıda depresyondan muzdarip insan yararlanmıştır.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/depresyon-ve-psikoterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şizofreni ve Psikoterapi</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/sizofreni-ve-psikoterapi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/sizofreni-ve-psikoterapi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 13 Jan 2012 09:37:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hastalıklarda Psikoterapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=305</guid>
		<description><![CDATA[Şizofreni  genç yaşta başlayan ve ömür boyu tedavi hizmeti veilmesi gereken bir hastalıktır.  Düzenli psikoterapi hizmeti alan şizofreni hastalarının ilaç dozları daha düşük olur.  Hastaneye yatışları azalır ve hayat kaliteleri de daha yüksek olur. 1990lı yıların ilk yarısında Türkiye’ nin bir çok ilinden 20-30   yaşlarında şizofreni hastası olan aileler bana gelmeye başladı. Ailelerin ortak yakınmaları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şizofreni  genç yaşta başlayan ve ömür boyu tedavi hizmeti veilmesi gereken bir hastalıktır.  Düzenli psikoterapi hizmeti alan şizofreni hastalarının ilaç dozları daha düşük olur.  Hastaneye yatışları azalır ve hayat kaliteleri de daha yüksek olur. 1990lı yıların ilk yarısında Türkiye’ nin bir çok ilinden 20-30   yaşlarında şizofreni hastası olan aileler bana gelmeye başladı.</p>
<p>Ailelerin ortak yakınmaları şuydu: “ Doktor bize bir çare bul. Biz oğlumuzla aynı evde yaşıyamıyoruz. O tek başına da yaşıyamıyor. Hastaneler ancak iki –üç hafta  alıyorlar.”</p>
<p>“Oğlum çok yüksek dozda ilaç almasına rağmen bana parmak atıyor, annesine tecavüz etmeye çalışıyor, balkonda çırılçıplak dolaşıyor . Ne yapacağımızı şaşırdık,” diye yakınıyordu bir baba.</p>
<p>“Oğlum on yıldır yüksek doz ilaç almasına rağmen öldürüleceğim korkusu yüzünden odasından çıkmıyor. Gitmediğimiz profesör kalmadı, bize bir çare bulun,” diye yakınıyordu bir anne.</p>
<p>Evinde çöp  biriktirenler ve daha bir çok çeşitli tablolarla müracaatlar olunca bir çare üretmek zorunda kaldım. Bu ailelerin uzak yerlerden psikoterapi için haftada bir Antalya ya gidip gelmeleri</p>
<p>bir ailelerin ihtiyacını karşılayacak bir çözüm olamazdı. Burada iki yıldızlı bir otelimiz var. Oğlunuz bu otelde kalsın ve bana analitik tedaviye gelsin. Şimdiye dek  ilaç tevdileri almış, elektro kovulsif tedavi görmüş ama analizden geçmemişlerdi. Birçok aile bu teklifimi kabul etti ve bu hizmetden yararlandı. Otel personelini şizofreni konusunda bilgilendirmem ve hastalarınbana düzenli analize gelmeleri sonucunda daha düşük ilaç dozlarıyla çok daha kaliteli bir yaşama kavuştu bir çok kronik şizofreni hastası.  Bu arada kaçak hastane çalışırmakla suçlandım ve Ankara’dan Sağlık bakanlığı ruh Sağlığı Daire Başkanı otele geldi. Kaçak hastane diye oteli kapatmak istedi. Yetkiliye orasının bir hastane olmadığını , iki yılşdızlı bir ptel olduğunu,</p>
<p>gelen müşterilere de  “Kusura bakmayın şizofrenleri otele kabul etmiyoruz denmediğini,” söyledim. Oteli kapatarak işsiz sayısını arttıracaklarını oysa sağlık bakanlığının işsiz sayısını</p>
<p>azaltmaya çalışması gerktiğini  bakan Yıldırım Aktuna ‘ya iletmesini rica ettim. Zamanla bütün şizofrenlerin bir otelde kalması gerekmediğini, isteyen şizofreni hastasının istediği otelde kalabileceğini insanlar öğrendi. Yeni çıkan ilaçlar hastaları aileleriyle daha uyumlu yaşayabilir kıldı. Türkiye’nin  bir çok ilinde Şizofreni dernekleri kuruldu. Aileler ve hastalar bu derneklerden yararlanmaya başladılar. 1990 lı  yılların sonuna doğru  Türkiye ‘deki şizofreni hastası olan ailelerin bana acil  ihtiyaçları kalmadı. Şimdi zaman zaman yunus terapisine gelen şizofreni hastalarım oluyor.</p>
<p>Analiti,k grup tedavisi yaparken bir şizofreni hastasını gruba aldım. Grup da delirme korkusu yaşayan fobik hastalar vardı. Beni “Bu şizofreni hastası gruba gelirse grubu terk ederiz “diye</p>
<p>tehdit ettiler. Ben de onlara “Şizofrenisi olan bu hastamın iyileşmesi grubun dağılıp dağılmamasından daha önemli” dedim. Tehditlerine boyun eğmedim. Grup devam etti. Delirme korkusu olan</p>
<p>hastalrın hepsi de bu korkudan kurtuldu. Eğer şizofreni hastasıyla aynı grup çalışmasını sürdüremeselerdi  delirme korkularıyla yaşamaya devam edeceklerdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/hastaliklarda-psikoterapi/sizofreni-ve-psikoterapi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haber Bülteni</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/uncategorized/haber-bulteni/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/uncategorized/haber-bulteni/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 06 Jan 2012 08:18:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=291</guid>
		<description><![CDATA[<link rel='stylesheet' id='validate-engine-css-css'  href='http://www.ruhbilimokulu.com/wp-content/plugins/wysija-newsletters/css/validationEngine.jquery.css?ver=1.1.4' type='text/css' media='all' />
&#160; First nameLast nameEmail &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<div id="msg-form-wysija-nl-1325837771" class="wysija-msg ajax"></div>
        <form id="form-wysija-nl-1325837771" method="post" action="" class="widget_wysija form-valid-sub"><p><input type="text" id="form-wysija-nl-1325837771-wysija-to" class="wysija-email validate[required,custom[email]]" name="wysija[user][email]" /><span class="wysija-p-firstname abs-req"><label for="form-wysija-nl-1325837771-abs-firstname">First name</label><input type="text" id="form-wysija-nl-1325837771-abs-firstname" class="validated[abs][req]" name="wysija[user][abs][firstname]" /></span><span class="wysija-p-lastname abs-req"><label for="form-wysija-nl-1325837771-abs-lastname">Last name</label><input type="text" id="form-wysija-nl-1325837771-abs-lastname" class="validated[abs][req]" name="wysija[user][abs][lastname]" /></span><span class="wysija-p-email abs-req"><label for="form-wysija-nl-1325837771-abs-email">Email</label><input type="text" id="form-wysija-nl-1325837771-abs-email" class="validated[abs][email]" name="wysija[user][abs][email]" /></span><input type="submit"  class="wysija-submit wysija-submit-field" name="submit" value="Haber Bültenine Abone Ol"/></p><input type="hidden" name="formid" value="form-wysija-nl-1325837771" />
                    <input type="hidden" name="action" value="save" />
                <input type="hidden" name="wysija[user_list][list_ids]" value="4" />
                <input type="hidden" name="message_success" value="Başarıyla Haber bültenimize abone oldunuz." />
                <input type="hidden" name="controller" value="subscribers" /><input type="hidden" id="_wpnonce" name="_wpnonce" value="0b679c830f" /><input type="hidden" name="_wp_http_referer" value="/feed/" /><input type="hidden" value="1" name="wysija-page" /><input type="hidden" value="e71ee61060" id="wysijax" /></form>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/uncategorized/haber-bulteni/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ASKLEPİOS’UN ÇAĞRISI</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/asklepiosun-cagrisi/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/asklepiosun-cagrisi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 11:14:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazı - Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=244</guid>
		<description><![CDATA[34.Uluslararası Grup Psikoterapileri Kongresi Açılış konuşması 34.Uluslararası Grup Psikoterapileri Kongresi’ne hoş geldiniz. Şimdi başlayacak olan ruhsal maratona hazır mısınız? &#160; Bu harabelere girerken 2000 yıl öncesinin yemeklerinin yapıldığı bir lokanta olsa burada yemek yer miydiniz? Harabelere girerken 2000 yıl öncesinin giysilerinin satıldığı bir dükkândan aldığınız giysilerle bu harabelerde dolaşsanız kendinizi nasıl hissedersiniz? Bu kongre aslında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>34.Uluslararası Grup Psikoterapileri Kongresi Açılış konuşması</strong></p>
<p><a  href="http://www.ruhbilimokulu.com/wp-content/uploads/2011/12/308456_278457065525260_277924065578560_681784_589019232_a1.jpg" class="thickbox no_icon" title="308456_278457065525260_277924065578560_681784_589019232_a[1]"><img class="alignleft size-full wp-image-245" title="308456_278457065525260_277924065578560_681784_589019232_a[1]" src="http://www.ruhbilimokulu.com/wp-content/uploads/2011/12/308456_278457065525260_277924065578560_681784_589019232_a1.jpg" alt="" width="180" height="184" /></a></p>
<p>34.Uluslararası Grup Psikoterapileri Kongresi’ne hoş geldiniz.</p>
<p>Şimdi başlayacak olan ruhsal maratona hazır mısınız?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bu harabelere girerken 2000 yıl öncesinin yemeklerinin yapıldığı bir lokanta olsa burada yemek yer miydiniz? Harabelere girerken 2000 yıl öncesinin giysilerinin satıldığı bir dükkândan aldığınız giysilerle bu harabelerde dolaşsanız kendinizi nasıl hissedersiniz? Bu kongre aslında çok eski bir geleneği şimdi burada yaşatıyor. Bunun için bu etkinliğin başlaması ve bu günlere getirilmesinde emeği geçen Abdülkadir Özbek ve O’nun gibi meslek hayatlarını psikoterapiye adamış olan meslektaşları ve öğrencilerine şükranlarımızı sunuyoruz. Yine bu kongreye çok emek vermiş olan hocalarımdan Gülören Ünlüoğlu’nun güzel bir vecizesini hatırlatmak isterim: Progress is inevitable! Gelişme kaçınılmazdır! Kimse “ben Ortaçağ’da kalacağım” diye tutturmasın. Çünkü kalamaz. Buraları da Ortaçağ’daki yıkıntılar olarak kalamaz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>İlk kez 45 yıl önce bu harabeleri gezmiştim. Daha sonra İsviçre’den Helmut Barz ile bir kez de Antalya’dan kronik psikotik hasta grubumla buradaki grup psikoterapi kongresine katılmıştım. Bergama’yla ilgili ziyaretimi tamamlamak için de Berlin’deki Bergamon müzesine giderek Zeus tapınağını ziyaret ettim. 45 yıl önce Türkiye’nin sadece birkaç ilinde üniversite ve tıp fakültesi varken, şimdi hemen her kentimizde üniversite ve tıp fakültesi bulmak mümkün. 45 yıl önce yurtdışına gitmek Mars’a gitmek gibi bir şeyken şimdi sıradan bir şey. Bu gelişmeler bizi çok mutlu ediyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizin en eski tıp fakültesi şimdi burada çalıştığımız Asklepion mabedidir. Zamanının Roma imparatorlarını iyileştiren Galenos Asklepion’da yetişmiştir. Yine buna benzer başka bir Asklepion’da Hipokrates gibi büyük bir hekim yetişmiştir. Gelişme kaçınılmazdır ama bazen kaplumbağa adımlarıyla olur, bazen daha da ileriye sıçramak için gerilere gitmek gerekir. Gelişme doğrusal değil, helezoniktir. Yaşanılan yüzyıl eninde sonunda insanı kendisine getirtir. İktisat toplumlarından sonraki toplumsal gelişme aşamasının tefekkür toplumları olduğu söylenmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Günümüz dünyası iktisat toplumlarından tefekkür toplumlarına geçişin sancılı süreçlerini yaşamaktadır. Çinliler para kazanmak hırsıyla çok büyük miktarda paralarını Amerika borsalarına yatırmış ve bu paraları kaybetmişlerdir. Amerikalılar bunun üzerine Çinlilere “siz bize zehirli oyuncaklar ve mamalar sattınız, biz de size zehirli kâğıtlar sattık” demişler. İktisat toplumlarında hâkim olan  “insan insanın kurdudur”, “insan insanın aynasıdır”  gibi inançlar çok sayıda psikopat yaratmış ve yaratmaya devam etmektedir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Oysa tefekkür toplumlarındaki yaygın inanç “insan insanın ilacıdır”, inancıdır. İnsanın insanın ilacı olduğu gerçeğini en iyi psikoterapistler bilir ve psikoterapistler eğitimleri ve uygulamaları sırasında bu ilacın hangi dozda ve sürede kullanılacağını öğrenirler. Psikoterapistin kullandığı teknik ya da yöntem ne olursa olsun asıl iyileştirici etkinin terapistin kişiliğinden ve hastasıyla kurduğu ilişkiden kaynaklandığı bilinir. Hastanın negatif transferans yaşadığı bir doktorun reçete ettiği ilaçların yan etkileri ve komplikasyonları çok olur. Hastanın pozitif transferans geliştirdiği bir hekimin ilaçları çok daha düşük dozlarda olur ve yan etki yapmaz. Hastanın hastane yatışları da çok daha kısa süreli olur. Psikoterapi hizmetlerinin ve eğitimlerinin yaygınlaşmasının topluma büyük maddi ve manevi kazançlar sağlayacağı aşikârdır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>En eski psikoterapi sistemleri olan dinler sembollerin iyileştirici etkisinden yararlanmışlardır. Canlı simgenin numinosumu ile yüzleşme, iyileştirici etki ortaya çıkardığından farklı arketipsel simgeler değişik zamanlarda, değişik biçimlerde tedavide kullanılmış ve kullanılmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Deri değiştiren bir sürüngen olan yılan transformasyon sembolüdür. Gılgamış destanından ölümsüzlüğü anlattığını bildiğimiz yılan, Asklepios mabetlerinde önemli bir işlev görmüştür. Hasta yılanlı odalarda uyur, Tanrı Asklepios hastanın rüyasına girer ve nasıl iyileşeceğinin yollarını gösterir. Bu rüyaları yorumlayan terapistler yani Asklepiadlar da hastayı buna göre iyileştirir. Bugün yılan yardımıyla terapi halen Bayburt’un Kırkpınar köyündeki köylüler tarafından başarıyla uygulanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Psikoterapinin en önemli işlevlerinden birisi incinmeden ve incitmeden yaşama sanatını öğrenmek ve öğretmektir. İktisat toplumlarında iflas eden bir işadamının intihar etmesi normal bir şeymiş gibi görünür. Oysa iflas eden bir işadamı sokak çocuklarıyla futbol oynayarak da kendisine ve başkalarına faydalı olabilir. Tanrı Dionysos kendisine saygısızlık edenleri ya da kendisini unutanları, onları sevdiklerini öldürterek cezalandırabilirdi. Acaba Olcay kızını Ruhbilim Okulu’na gönderseydi ve be bu kızı alıp Antalya müzesine götürüp Dionysos heykelinin önünde O’na uzun uzun Dionysos mitolojisinden bahsetseydim, Dionysos’a saygının öneminden bahsetseydim, bu kız annesini dekapite ederek öldürür müydü acaba?</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Gerektiğinde mitolojilerin içindeki bilgileri hastalarımızı iyileştirmek için kullanabiliyoruz. Kleptomani şikâyetiyle çocuğunu terapiye getiren ailelere Hermes mitolojisini anlatırım. Aç Hermes’in doyurulması gerektiğinden bahsederim. Çocuk ticarete alıştırıldığında, örneğin yaptığı bir iş karşılığında para aldığında ya da alışveriş yapmayı öğrendiğinde hem hırsızların hem de tüccarların tanrısı olan Hermes doyduğu için kleptomani semptomu ortadan kalkar. Panik-atak şikâyeti olan hastalar paniğin yaratıcısı olan Tanrı Pan’a saygı duymayı öğrendiklerinde iyileşirler. Öğle saatleri tanrı Pan’ın uyuduğu saatlerdir ve gürültü yapmamak gerekir. Pan flüt sesini dinlemek Pan’a saygıdır, paniği yatıştırır. İslam mitolojisinde de ilk panik-atak tedavisi şöyle anlatılır: Hazreti Adem’in bedeni topraktan yaratılır ve ruhun bu bedene girmesi istenir. Hazreti Adem’in ruhu bedeni pis ve kötü bulduğu için korkar ve bedene girmez. Bunun üzerine Cebrail Aleyhüsselam cennetten ney getirerek ney’i üfler, ney’in sesi Âdem’in paniğini yatıştırır ve ruh bedene girer. Ney sesinin korkuları yatıştırıcı etkisini kendi üzerinizde deneyebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Psikoterapinin en önemli faydalarından birisi bireyleşme sürecini hızlandırmasıdır. Bireyleşme sürecinde ilerledikçe kişi ego-merkezli olmaktan çıkar ve tüm ruhsal bütünlüğün merkezine doğru kayar. Bu insana dünyanın kapılarını kapamayan, bilakis dünyayı insanın etrafında toplayan bir süreçtir. 20.yüzyılın en önemli psikiyatristlerinden Ludwig Binswanger’in kızı Hilda Binswanger analizim sırasında bana bireyleşmek için gölgenin eyleme dökülmesi gerekir, demişti. Psikodramanın bu açıdan bakıldığında, diğer psikoterapi tekniklerinden daha büyük bir avantaj sağladığını görüyoruz. Carl Gustav Jung’un küçük kızı Emma Jung beni Ortodoks Rus ikonlarının Jungçu yorumlarını yaptığı özel seminerine davet etmişti. Bu seminerde Tanrıça Nemesis’in adı geçince Nemesis, intikam Tanrıçası demiştim. Jung’un kızı intikam değil, adalet diye azarlamıştı beni. Ben intikam deyince o adalet diye ısrar etti. Nemesis’in Antalya müzesindeki heykellerinin önünde intikam tanrıçası yazdığını söyledim özür dileyerek. Ve o zaman anladım ki Antalya’dan intikam olarak görülen bir şey İsviçre’den bakıldığında adalet olarak görülüyordu. Her adaletin bir intikam olabileceğini unutmayalım, gelişmiş adalet sistemlerine sahip olursak, insanların birbirlerinden ilkel intikamlar alarak zarar görmelerini engelleyebiliriz. Bu da bir koruyucu hekimlik hizmetidir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Antalya Bergama kralı Attalos tarafından kurulmuştur. Attalia, Attalos’un kenti zamanla Antalya kelimesine dönüşmüştür. Bugün Antalya Türkiye Cumhuriyeti’nin 15 milyon Euro’luk yıllık turizm gelirinin büyük bir kısmının sağlandığı kenttir. Türkiye Cumhuriyeti’nin Bergama kralı Attalos’a borcu vardır. Bu borcu ödemek için Bergama’nın restore edilmesi ve Asklepion mabedinin yeniden faaliyete geçirilmesi gerekmektedir. Suudi Arabistan’ın Kâbe’den elde ettiği yıllık gelir 20 milyar Euro’dur. Oraya sadece Müslümanlar gidebilmektedir. Oysa buraya şifa bulmak isteyen herkes gelecektir. Çünkü Kuran’da da Tanrı Asklepios peygamber Lokman Hekim olarak anlatılmaktadır. Bu konudaki görüşler ve tartışmalar için sizlerin Asklepios rolüne girmenizi ve benimle burada Asklepios olarak konuşmanızı öneriyorum. Kimler Asklepios olmak istiyor? Asklepios olmak isteyenler kendi kimliklerinden soyunup Asklepios olarak konuşsunlar. Bu role girmek istemeyenler lütfen sessiz olsunlar. Bunun için bir psikodrama yapacağız. Benim söylediğim cümleleri tekrar ederek Asklepios rolüne girmeye çalışın.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><em>“Ben yılancı (ofiyukus) takımyıldızıyım. Yay ve Oğlak Burçları arasında yer alırım. Babam Apollon annem Koronis’tir. Annem bana hamileyken İskius’a âşık oldu. Onunla seviştiğini o zamanlar tüyleri beyaz olan karga babam Apollo’ya yetiştirdi. Apollo halam Artemis’ten annemi öldürmesini istedi. Artemis annemi yakarken kargaların tüyleri simsiyah oldu. Tanrı Hermes son anda beni yanmaktan kurtardı, annemin karnından aldı. Yaralı bir bebektim. Beni büyütmesi için yarısı at yarısı insan olan Centaur Chiron’a verdi. Centaur Chiron bana hekimliğin sırlarını öğretti. Ölümsüzlüğe çare bulduğum için Hades bana kızdı ve beni Zeus’a şikâyet etti. Zeus yıldırımlarıyla beni öldürdü. Babam Apollo bu durumu kabullenemedi, beni diriltti ve Tıp Tanrısı yaptı. Baston, yılan, horoz, köpek ve tas bana ait sembollerdir. Baston uzun ömrü, yılan şifa gücünü, horoz uyanıklık, dikkat ve sağlıklı olmayı, köpek mucizevî şifayı temsil eder; tasım zehiri belli ettiğinden gümüştür. Cerrahi Tanrısı Machaon, nekahatin sembolu Telesphore, Hipokrat sülalesinin ilk temsilcisi Hippocan benim oğullarım, sağlık tanrıçası Hijyen, tüm hastalıkların iyileşmesi için her derde deva olan Panaecea benim kızlarımdır. Başka bir zaman diliminde yeryüzüne inerek i nsan kılığında dolaştım. O zamanki adım da Lokman Hekim’di.</em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong><em> </em></strong></p>
<p><strong>Doktor Murat Kemaloğlu</strong></p>
<p><strong>28 Mayıs 2009</strong></p>
<p><strong>Bergama</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/asklepiosun-cagrisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ana Tanrıça ölüme çağırdı</title>
		<link>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/ana-tanrica-olume-cagirdi-2/</link>
		<comments>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/ana-tanrica-olume-cagirdi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Dec 2011 11:12:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazı - Söyleşi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ruhbilimokulu.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş&#8217;ta Beraris, Raden, Rulin ve Sajen Sağocak kardeşlerin Türkiye&#8217;yi sarsan toplu intiharına Psikiyatrist Murat Kemaloğlu&#8217;ndan çarpıcı yorum: Ailede çok tanrılı mitolojiye bir ilgi var. Belli ki ana tanrıça mitolojisi yaşanmış bu vakada. Anne ölünce onunla olmak için canlarına kıymışlar &#160; Burcu BULUT-Akşam gazetesi-28 Nisan 2011 Perşembe &#160;  Psikiyatrist Murat Kemaloğlu, Kahramanmaraş&#8217;ta yaşanan olayı &#8216;dörtlü delilik&#8217; [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a  href="http://www.ruhbilimokulu.com/wp-content/uploads/2011/12/313234_278456725525294_277924065578560_681783_85698243_a1.jpg" class="thickbox no_icon" title="313234_278456725525294_277924065578560_681783_85698243_a[1]"><img class="alignleft size-full wp-image-242" title="313234_278456725525294_277924065578560_681783_85698243_a[1]" src="http://www.ruhbilimokulu.com/wp-content/uploads/2011/12/313234_278456725525294_277924065578560_681783_85698243_a1.jpg" alt="" width="180" height="120" /></a>Kahramanmaraş&#8217;ta Beraris, Raden, Rulin ve Sajen Sağocak kardeşlerin Türkiye&#8217;yi sarsan toplu intiharına Psikiyatrist Murat Kemaloğlu&#8217;ndan çarpıcı yorum: Ailede çok tanrılı mitolojiye bir ilgi var. Belli ki ana tanrıça mitolojisi yaşanmış bu vakada. Anne ölünce onunla olmak için canlarına kıymışlar</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Burcu BULUT-Akşam gazetesi-28 Nisan 2011 Perşembe</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> </strong>Psikiyatrist Murat Kemaloğlu, Kahramanmaraş&#8217;ta yaşanan olayı &#8216;dörtlü delilik&#8217; olarak nitelendi. Kemaloğlu sorularımızı yanıtladı:</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Kahramanmaraş&#8217;taki dört gencin intiharını ilk duyduğunuzda bir psikiyatrist olarak ne düşündünüz?</strong></p>
<p><strong></strong>Son yıllarda uç bir psikolojik ruhsal durum olarak kadın cinayetleri görüyoruz. Her gün gazete ve televizyonlarda bir kadının orada burada vahşi bir şekilde kocası tarafından öldürüldüğünü duyuyoruz. Bir süre önce çocuklar annelerini öldürüyordu. Hatta biri de Tıp Fakültesi&#8217;nden arkadaşımdı. Hukuk fakültesinde okuyan kızı tarafından öldürüldü.  Bir sürü genç annesini öldürdü o dönemde. Uzun zamandır bu haberleri duydukça bu uç psikolojik durumun tam zıddına dönüşerek kadınların erkekleri öldürmeye başlayacağını düşünüyordum. Fakat yanılmışım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Ne oldu peki?</strong></p>
<p><strong></strong>Kadın uğruna ölündü. Kahramanmaraş&#8217;taki olay, tokat gibi çarptı yüzümüze. Burada enantiodromia (kutupluluk) var. Her gün öldürülen kadınlar yerine bir kadın için hayatını feda eden dört genç. Yaşanan psikolojik durumun yön değiştireceğini ve benzer olayların cereyan edeceğini biliyordum. Nasıl ki kadın cinayetleri bitmedi aynı şekilde bir kadın için hayatından vazgeçen bedenlerin haberlerini de okumaya devam edeceğiz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>BU OLAY &#8216;DÖRTLÜ DELİLİK&#8217;</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Bildiğiniz benzer bir vaka var mı?</strong></p>
<p><strong></strong>Ankaralı bir aileden bahsetmek istiyorum. Kışın soğuğunda üç kız kardeş ve anneleri balkonda yaşıyorlardı. Çünkü evlerinde zehirli gaz olduğunu düşünüyorlardı. Canlarını bu şekilde kurtarmaya çalışıyorlardı. Sonra komşularının şikayetleri üzerine psikiyatri kliniğine götürüldüler. İşte bu ve benzeri vakalar için kullandığımız tabir &#8216;dörtlü delilik&#8217;tir (Folie a quatr.) Dörtlü delilikte grubu aktif olarak delirten biri vardır. Diğerlerini kendi sanrı sistemine sokar ve ona göre eyleme dökmeler başlar. Kahramanmaraş&#8217;taki ailede de görülen bu bence. Sanrı sistemi (kişinin var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması halüsinasyon) beraberinde izolasyonu getirir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Sanrı sistemi derken neyi kastediyorsunuz?</strong></p>
<p><strong></strong>Mesela anne hastayken başucunda bulunan dört çocuğuna &#8216;benimle birlikte siz de gelin oraları bu dünyadan çok daha güzeldir&#8217; diye mesaj verebilir. Yani öteki dünyanın bu dünyadan çok daha güzel olduğunu bu dünyada vakit kaybetmemeyi düşünmüş olabilirler. Ve böyle bir sanrı sistemi geliştirilmiş olabilirler. Taşrada insanların  komşuluk ilişkileri daha kuvvetli olur. Ama bence bu ailenin başka insanlarla ilgili de ortak sanrıları vardı. &#8216;Bütün kasaba bize düşman&#8217; diye  düşünmüş olabilirler.</p>
<p><strong>GÖBEK BAĞLARI KOPMAMIŞ </strong></p>
<p>Bir psikiyatrist olarak düşüncem anne ile birlikte bu ailenin ortak bir sanrı sisteminin olduğu ve bu sanrı sistemine uygun olarak hareket ettikleri yönünde. Burada annenin çok sevilmesinden ziyade annenin gittiği yere gitmek istemek, onunla özdeşleşmek, onunla yaşanan simbiyotik ilişki  (birbirine bağımlı olma hali) önemli. Anne ile bu dört kardeşin simbiyotik bir ilişkisi büyük olasılıkla vardı. Yani anneden göbek bağlarını kesmemişlerdi ve onunla birlikte sanrı içinde yaşıyorlardı.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Çocuklara verilen isimler oldukça  ilginç.</strong></p>
<p><strong></strong>Ailede çok tanrılı dinlere bir ilgi var demek ki. Çok tanrılı dinlerde ana tanrıça mitolojilerine bakacak olursak ana tanrıçanın hem doğuran, besleyen, büyüten, bereket veren bir yanı vardır hem de yiyip yok eden, yutan bir yanı vardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Çok tanrılı dinler aileyi nasıl etkilemiş?</strong></p>
<p><strong></strong>Bu dört çocuk annelerini tanrıça olarak görüyorlardı ve onun ölümsüz olduğunu düşünüyorlardı. Annelerinin öldüğünü görünce onunla birlikte olmak için kendi canlarına kıydılar. Ama burada anneyi sevmek değil anneyi tanrıça gibi görüp ona tapmak durumu söz konusu. Ana tanrıçanın da hem sevgilisi hem de oğlu olan Aphrodite-Adonis gibi mitolojik karakterler genç yaşta ölürler ve çiçek olurlar. Onlar da aynı şekilde ruhsal anlamda o mitolojinin içinde yaşıyorlar ve o süreci tamamlıyorlar. Eğer siz kendinizi çok tanrılı mitolojilerin içinde bulursanız ve gerçek anlamda yaşamaya başlarsanız o zaman mitolojinin içindeki trajik öğeyi kader olarak belleme olasılığınız var. Belli ki ana tanrıça mitolojisi yaşanmış bu vakada!</p>
<p><strong>-  Çocukların intiharı için &#8216;anneye olan aşırı sevgi&#8217; şeklinde bir açıklama yapıldı. Gerçekten de anneye olan aşırı düşkünlük bir çocuğu intihara   sürükler mi?</strong></p>
<p>Herkes annesine bağlıdır, herkes annesini sever. Bu açıklama insanları &#8216;annemizi kaybettiğimizde biz de böyle mi yapacağız&#8217; diye korkutmaktan başka bir şey değil. Bu tür yanlış bilgiler verilerek toplumda gerçek anlaşılmaz hale getiriliyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Çocuklar üniversiteye gitmişler. Ama okulun sosyalleşmeleri, normal bir birey haline gelmeleri yönünde hiçbir etkisi olmamış&#8230;</strong></p>
<p><strong></strong>Herkesi düşman olarak gördükleri için içlerine kapanıyorlar çünkü çabuk yaralanıyorlar, örseleniyorlar ve yeni ilişkilere açık olamıyorlar. Bunlar paranoit psikozlarda sıkça görülen vakalardır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kemaloğlu kimdir?</strong></p>
<p>Murat Kemaloğlu 1957 yılında İzmir&#8217;de doğdu.Antalya Lisesi&#8217;ndeyken kazandığı AFS programından yararlanarak gittiği ABD Michigan&#8217;da liseyi bitirdi.1980 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi&#8217;nden mezun oldu. 1984- 1989 yılları arasında Zürih Carl Gustav Jung Enstitüsü&#8217;nde analitik psikoterapiyi öğrendi. 1989 yılından kurduğu Antalya Ruhbilim Okulu&#8217;nda psikoterapi üzerine araştırma-geliştirme çalışmaları, tedavi ve eğitim uygulamaları yapmakta.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>PATOLOJİK MATEM REAKSİYONU</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Yine Kahramanmaraş&#8217;ta dört kız kardeş baraj gölüne atlayıp intihar etmişti. Tıpkı bu intihardaki gibi üzerlerinde siyah kıyafetler vardı&#8230;</strong></p>
<p><strong></strong>Siyah matemi sembolize eder. İlk defa sevdiğiniz birini kaybettiyseniz ilk tepki matemi reddetmedir. Öldüğü reddedilir sonra protesto edilir. &#8216;Neden o öldü de ben ölmedim&#8217; ya da &#8216;başkası ölmedi&#8217; gibi&#8230; Daha sonra yas ve sonra da özdeşleşme yaşanır. Ölen kişinin ruhuyla özdeşleşirsiniz o sizin ruhunuzda yaşar ve matemden çıkarsınız. Eğer bu matem safhalarından birinde takınılıp kalınırsa &#8216;patolojik matem reaksiyonu&#8217; dediğimiz durum ortaya çıkar. Burada da bu olabilir, giydikleri siyah kıyafetler de matemi sembolize ediyor olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>YAKA PAÇA AYRI KLİNİKLERE YATIRILMALIYDI</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Baba, ilk intihar girişiminden sonra bir psikologdan tavsiye alıyor. Psikolog da içeceklere sürekli olarak sakinleştirici atmasını öneriyor. Çocuklar uyurgezer bir hayat yaşıyorlar. Bu doğru bir yaklaşım olmuş mu?</strong></p>
<p><strong></strong>Eskiden insanlar alınır hastaneye yatırılır, tedavi edilirlerdi, ama şimdi bu &#8216;hasta haklarına aykırı&#8217; gerekçesiyle yapılmıyor ve birçok hasta kendi kaderine terk ediliyor. Ama bu dört kardeşin birbirinden ayrılması ve ilk intihar girişiminden sonra bu gençlerin yaka paça alınıp ayrı kliniklerde tedavi görmeleri gerekirdi. Perşembenin geleceği çarşambadan belli değil mi? Bu dört genç &#8216;biz gideceğiz&#8217;  demişler, ama maalesef kaderlerine terk edilmişler. Burada ağır bir paranoit bozukluk söz konusu. Bunu kabul etmek lazım. Ama bu noktaya gelinmeden çözüm bulunabilirdi belki. Bu insanlar spirituel boşluğa neden düşmüşler, niye hayatı daha anlamlı ve daha mutlu yaşamanın yollarını aramamışlar.</p>
<p><strong>TÜRKİYE PSİKOTERAPİSİZ KALMIŞ BİR ÜLKE</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Sosyal yapımızda çözülmeler yaşandığını söyleyebilir miyiz?</strong></p>
<p><strong></strong>Türkiye&#8217;de yeni sosyal oluşumlar var ama kendi başlarına kalmış, terk edilmiş yardım elinin uzatılmadığı bir sürü insan olduğu gerçeğini de yadsıyamayız. Burada dikkat edilmesi gereken nokta psikopatik davranışların neden bu kadar attığı. Bunu ciddi anlamda düşünmek lazım.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>- Sizce neden arttı?</strong></p>
<p><strong></strong>Psikoterapisiz kalmış bir ülkenin hayat damarlarından biri kopmuş demektir. Türkiye psikoterapisiz kalmış bir ülkedir. Sağlık Bakanlığı psikoterapiye para ödememektedir. Bunun sonucunda da psikopatların çoğaldığını görüyoruz. Psikopatlar birbirini yok edene kadar da bu tip haberleri okumaya devam edeceğiz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ruhbilimokulu.com/yazi-soylesi/ana-tanrica-olume-cagirdi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

