Son Haberler

Otistik Yelpaze

Pek çok araştırmacı yüksek işlevli otizm ile düşük işlevli otizm arasındaki farkı belirleyen etmenleri bulmaya çalışmıştır. Kanner ve Asperger sendromu taşıyan yüksek işlevli çocuklar genellikle iyi konuşma becerileri geliştirir ve akademik olarak başarılı olurlar. Düşük işlevli çocuklarsa ya hiç konuşamaz ya da ancak birkaç kelime söyleyebilirler. Bir gömleğin düğmelerini iliklemek gibi basit becerileri kazanmakta da zorluk çekerler. Üç yaşında bir çocuk her iki tipin özelliklerine benzer davranışlar gösterse de, yaş ilerledikçe farklar giderek belirginleşir.
Konuşmanın öğrenilebilmesi için çocuğun konuşma seslerini ayrıştırması ve konuşmaları anlayabilmesi gerekir. Çocuğu otizm hapisanesinden çıkarabilmek için çocuğun anlayabileceği, ilgi duyabileceği, dikkatini verebileceği yaratıcı bir ilişkinin kurulabilmesi gerekir.
Dokunma otisiklerin en güvenilir duyusudur. Dokunmaya dayalı bir sistem kullandığımızda öğrenme en iyi şekilde gerçekleşir. Otistikler, daha iyi işitebilmeleri için duyusal yüklenmeye neden olan görsel uyaranlardan (floresan ışıklar, parlak renkli duvarlar vb.) korunmalıdır. Fısıldayarak konuşmak, yumuşak bir tonla şarkı söylemek ve yavaş yavaş konuşmak otizmde öğrenmeyi arttırır.
Ekolalisi olan çocuklar.işittiklerini tekrar edebilecek kadar konuşmayı başarabilmişlerdir. Ekolali önlenmemelidir.
Şayet bir otistik çocuk bir eğitim programında ilerleme gösteriyorsa o programa devam edilmelidir, aksi takdirde başka bir şey denemelidir.
Yunus terapisi otistik çocukların öğrenme sürecini hızlandırdığı için birçok aile senede bir veya iki kez yunus terapiye gelmektedir.

Hakkında admin

Check Also

Krouzon Sendromu

Krouzon Sendromu(Kraniyofasial Disostoz) otozomal dominant geçişli bir hastalık olup ilk olarak 1912 yılında Fransız Octave …