gaziantep escortgaziantep escortpendik escortbostancı escortkadıköy escortankara escorthttps://100tlbonusverensiteler.comCanlı Casino Siteleriankara escortataşehir escortMebbisEvolve casinoCbet casinoHyper casinoDrift casinoBetsson casinoüsküdar günlük kiralık dairetrendyol indirim koduslot siteleri https://en-iyi-10-slot-siteleri.comstarzbet adamsah.netdeneme bonusucasibomstarzbet girişstarzbet girişpasgolbahsegelmp3 indirbahiscombahiscombelugabahisbelugabahisbetistbetistceltabetceltabetklasbahisklasbahismariobetmariobetrestbetrestbettarafbettarafbettipobettipobetcasibomcasibomcasibomcasibomstarzbetsahnebetlimanbetredwinmatadorbetmatadorbetbetkombetkomcasibomcasibomcasibomcasibomcasibombahis siteleriblackjack siteleriCasinoBonanzacasino bonanzadeneme bonusurulet sitelerisweet bonanzacasino sitelericasino sitelericasino siteleribetturkeyistanbul escort bayanmarsbahiscasibomseosekabetsekabetcasibomcasibomcasibomcasibomcasibomcasibom twittercasibom twitterMeritkingbetpasrestbetklasbahisbetebettarafbetbetkombetistmarkajbetparibahisbetinegobahisbettiltbetnisbets10betsatbetorspinligobetbetkanyonbaywinrokubetikimislicratosslotwinxbetbahisalgorabetjojobetstakestakestake
Kategoriler
Blog Psikoterapi Yazarak İyileşme Blog

Alışveriş Bağımlılığı Nedir?

Alışverişkolik Olduğunuzu Düşünüyorsanız Ne Yapmalısınız?

Alışveriş bağımlılığı, kişinin kendini iyi hissetmek ve anksiyete ve depresyon gibi olumsuz duygulardan kaçınmak için kompulsif bir şekilde alışveriş yapmasını içeren davranışsal bir bağımlılıktır. Diğer davranışsal bağımlılıklar gibi, alışveriş bağımlılığı da hayatınızın diğer alanlarında sorunlara yol açan bir meşguliyet haline gelebilir.

Oniomania (kompulsif alışveriş veya daha yaygın olarak alışveriş bağımlılığı olarak adlandırılan davranış) belki de sosyal olarak en kabul edilebilir bağımlılıktır. Bir düşünün: Etrafımız, satın almanın bizi mutlu edeceğini söyleyen reklamlarla çevrili.

Ekonomiyi canlandırmanın bir yolu olarak politikacılar tarafından harcama yapmaya teşvik ediliyoruz. Ve bazılarımız için, herkesin sahip olduğu şeyleri istemenin bir cazibesi var. Tüketicilik, kendi niyetimizle ya da değil (ya da ikisinin bir kombinasyonu), toplumsal değerin bir ölçüsü haline geldi.

Tüketim çılgınlığı son zamanlarda artmış olsa da, alışveriş bağımlılığı yeni bir hastalık değildir. On dokuzuncu yüzyılın başlarına kadar tanınmış ve yirminci yüzyılın başlarında psikiyatrik bir bozukluk olarak kabul edilmiştir.
Alışveriş bağımlılığınız varsa belirtileri, nedenleri ve başa çıkma yolları hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Alışveriş Bağımlılığının Belirtileri

Bir kişinin alışveriş bağımlılığı olabileceğini gösteren işaretler şunlardır:

Sürekli satın almayı planladıkları şeyler hakkında düşünmek
Kompulsif alışverişlerini durduramamak
Bir şey satın aldıktan sonra coşkulu bir heyecan yaşamak
Satın aldıkları şeyler hakkında pişmanlık veya suçluluk hissetmek
Finansal sorunlar veya borçları ödeyememe durumu
Satın aldıkları şeyler hakkında yalan söylemek veya satın aldıklarını gizlemek
Mevcut kartlardaki bakiyeleri ödemeden yeni kredi kartları açmak
İhtiyaç duymadıkları şeyleri satın almak
Stresli veya üzgün olduklarında alışveriş yapmak

Alışveriş bağımlılığı ile mücadele eden kişiler genellikle alışverişe karşılayabileceklerinden daha fazla zaman ve para harcarlar ve birçoğu aşırı harcamalarının bir sonucu olarak mali sorunlarla karşılaşmaktadır.

Alışveriş bağımlılığı, dürtüsel ve zorlayıcı harcamaları içerebilir ve geçici bir yüksekliğe neden olabilir. Alışveriş bağımlısı kişiler eve döndüklerinde genellikle kendilerini boş ve satın aldıklarından tatmin olmamış hissederler.

Kompulsif bir alışveriş çılgınlığı sırasında satın alınan ürünler genellikle kullanılmadan istiflenir ve kompulsif alışveriş yapanlar bir sonraki harcama çılgınlıklarını planlamaya başlar. Çoğu yalnız alışveriş yapar, ancak bazıları bundan hoşlanan başkalarıyla birlikte alışveriş yapar. Genellikle, bu tür bir alışveriş heyecanını paylaşmayan kişilerle alışveriş yapmak utanca yol açacaktır.

Alışveriş Bağımlılığının Nedenleri

Alışveriş bağımlılığının kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, çeşitli faktörler rol oynayabilir. Genellikle ergenliğin sonlarında ve yetişkinliğin başlarında başlayan alışveriş bağımlılığı genellikle ruh hali ve anksiyete bozuklukları, madde kullanım bozuklukları, yeme bozuklukları, diğer dürtü kontrol bozuklukları ve kişilik bozuklukları gibi diğer bozukluklarla birlikte görülür.

Kişilik Özellikleri


Alışveriş yapma arzusunu kontrol etmedeki bu zorluk, alışverişkoliklerin paylaştığı ve onları diğer insanların çoğundan ayıran bir kişilik yapısından kaynaklanmaktadır. Özgüvenleri genellikle düşüktür, kolayca etkilenirler ve genellikle yalnız ve izole olmalarına rağmen başkalarına karşı iyi kalpli, sempatik ve kibardırlar. Alışveriş onlara başkalarıyla temas kurmanın bir yolunu sunar.

Bazı insanlar özsaygılarını artırmak için alışveriş bağımlılığı geliştirir, ancak alışveriş bu konuda pek etkili değildir.

Alışveriş bağımlılığı olan kişiler, diğer alışveriş yapanlara göre daha materyalist olma eğilimindedir ve maddi nesneler aracılığıyla statü arayarak ve başkalarından onay alarak kendilerini desteklemeye çalışırlar. Diğer insanlardan daha fazla fanteziyle meşgul olurlar ve diğer bağımlı insanlarda olduğu gibi dürtülerine direnmekte zorluk çekerler.

Reklamlara Maruz Kalma

Alışveriş bağımlılığı olan kişiler, her gün etrafımızı saran pazarlama ve reklam mesajlarına karşı daha duyarlı olabilirler. Reklamlar genel olarak satın almanın olumlu sonuçlarını abartmak ve satın almanın hayatın sorunlarından bir kaçış sağlayacağını öne sürmek için tasarlanırken, bazı pazarlama hileleri ani satın almayı tetiklemek için tasarlanmıştır ve özellikle alışveriş bağımlılığı olan kişilerin dürtüsel doğasını hedef alır.

Perakende Terapisi

Diğer bağımlılıklarda olduğu gibi, alışveriş bağımlılığı da genellikle hayatın duygusal acıları ve zorluklarıyla başa çıkmanın bir yoludur. Ne yazık ki, alışveriş yapan kişi için işleri iyileştirmek yerine daha da kötüleştirme eğilimindedir.

Alışveriş yaparak zevk alan ve olumsuz duygulardan kaçan insanlar bazen bunu “perakende terapisi” olarak adlandırırlar. Bu ifade, kendinize bir şeyler satın alarak danışmanlık veya terapiye katılmakla aynı faydayı elde edebileceğinizi ima eder. Bu yanlış ve yararsız bir düşüncedir.

Normal Alışveriş ve Alışveriş Bağımlılığı

Normal Alışveriş
Satın alınan ürünlere ihtiyaç duyulur ve kullanılır

Zorlama hissi yok

Finansal sıkıntıya neden olmaz

Ara sıra savurganlıklar

Alışveriş Bağımlılığı
Satın alınan ürünlere genellikle ihtiyaç duyulmaz veya kullanılmaz

Kompulsif alışveriş davranışı

Birey için finansal sorunlar yaratır

Sürekli aşırı alışveriş

Diğer bağımlılıklarda olduğu gibi, para sorunları gelişebilir ve ilişkiler zarar görebilir, ancak alışveriş bağımlılığı olan kişiler (bazen “alışverişkolikler” olarak da adlandırılır) harcamalarını durduramadıklarını ve hatta kontrol edemediklerini hissederler.

Online alışveriş bağımlılığı bir tür internet bağımlılığıdır ve yüz yüze temas gerektirmediği için sosyal anksiyetesi olan kişiler bu türün gelişmesine karşı özellikle savunmasızdır. Diğer siber bağımlılıklar gibi, anonim hissettirir.

Kompulsif ve Dürtüsel Alışveriş
Ani satın alma, bir mağazada gördüğünüz bir şeye hemen sahip olma arzusuna tepki olarak o anda gerçekleşen plansız bir satın almadır. Ani satın alma, olumsuz duygulardan kaçmanın bir yolu olarak genellikle daha önceden planlanmış olan kompulsif satın almadan biraz farklıdır. Ancak yine de, alışveriş bağımlılığı olan kişiler her iki tür bağımlılık yaratan satın alma eylemini de gerçekleştirebilir.

Alışveriş Bağımlılığı Gerçek Bir Bağımlılık mı?

Uzun bir geçmişi olmasına rağmen alışveriş bağımlılığı tartışmalı bir konudur ve uzmanlar ile halk alışveriş bağımlılığının gerçek bir bağımlılık olup olmadığı konusunda hemfikir değildir.

Diğer davranışsal bağımlılıklarda olduğu gibi, bazı uzmanlar aşırı harcamanın bir bağımlılık olduğu fikrine karşı çıkmaktadır. Birçoğu, bir faaliyetin gerçek bir bağımlılık olabilmesi için fiziksel tolerans ve yoksunluk gibi semptomlar üreten psikoaktif bir madde olması gerektiğine inanmaktadır.

Profesyoneller arasında kompulsif alışverişin obsesif kompulsif bozukluk (OKB), dürtü kontrol bozukluğu (kleptomani veya kompulsif çalma gibi), duygudurum bozukluğu (depresyon gibi) veya davranışsal bağımlılık (kumar bozukluğu gibi) olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği konusunda da bazı anlaşmazlıklar vardır.

Alışveriş bağımlılığı, Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı’nda (DSM-5-TR) ayrı bir bozukluk olarak tanınmamaktadır.

Alışveriş Nasıl Diğer Bağımlılıklara Benzeyebilir?

Alışveriş bağımlılığının diğer bağımlılıklarla paylaştığı birkaç özellik vardır. Diğer bağımlılıklarda olduğu gibi:

Aşırı alışveriş yapan kişiler harcama yapmakla meşgul olurlar ve bu faaliyete önemli ölçüde zaman ve para ayırırlar. Alışveriş bağımlılığı için gerçek harcama önemlidir; vitrin alışverişi bir bağımlılık oluşturmaz ve bağımlılık örüntüsü para harcama süreci tarafından yönlendirilir.

Alışveriş bağımlılığı yüksek oranda ritüelleştirilmiştir ve alışverişle ilgili düşüncelerden ve alışveriş gezileri planlamaktan oluşan tipik bir bağımlılık modelini takip eder.
Alışveriş genellikle zevkli, coşkulu ve olumsuz duyguları giderici olarak tanımlanır.
Alışverişten sonra, alışveriş yapan kişi hayal kırıklığı, suçluluk, pişmanlık, öfke veya utanç yaşar.

Kompulsif alışverişçiler alışverişi depresyon, anksiyete, can sıkıntısı ve öfke gibi olumsuz duygulardan ve özeleştirel düşüncelerden kaçmanın bir yolu olarak kullanırlar. Ne yazık ki bu kaçış kısa sürelidir.

Alışveriş Bağımlılığı ile Nasıl Başa Çıkılır?

Herhangi bir bağımlılığın üstesinden gelmek, günlük yaşamın stres ve sıkıntısıyla başa çıkmanın alternatif yollarını öğrenmeyi gerektirir. Bu bağımsız olarak yapılabilir, ancak insanlar genellikle danışmanlık veya terapiden yararlanır.

Bu arada, kompulsif harcamaların zararını azaltmak ve sorunlu davranışı kontrol altına almak için yapabileceğiniz çok şey vardır. Kendi harcama planınızı geliştirmek iyi bir ilk adım olabilir.

Yardımcı olabilecek atabileceğiniz diğer adımlar şunlardır:

Başka başa çıkma stratejileri geliştirin: Boş zamanlarınızın tadını çıkarmanın alternatif yollarını bulmak, alışverişi kendinizi daha iyi hissetmenin bir yolu olarak kullanma döngüsünü kırmak için çok önemlidir.
Başkalarından yardım alın: Ailenizde gıda ve ev eşyaları gibi temel ihtiyaçların alışverişi için sorumluluk alabilecek başka biri varsa, siz yardım ararken en azından geçici olarak sorumluluğu ona devretmek yardımcı olabilir.
Kredi ve nakit erişimini sınırlayın: Kredi kartlarından kurtulmak ve yanınızda sadece küçük bir miktar acil nakit bulundurmak iyi bir fikirdir, böylece düşünmeden satın alamazsınız.
Diğer kompulsif alışverişçilerle alışveriş yapmayın: Yalnızca takıntılı bir şekilde harcama yapmayan arkadaşlarınızla veya akrabalarınızla alışveriş yapmak da iyi bir fikirdir, çünkü bu kişiler harcamalarınızı kısıtlamanıza yardımcı olabilir.

Ne Zaman Yardım Alınmalı

Kompulsif alışveriş, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli tedavilere iyi yanıt veriyor gibi görünmektedir:

İlaçlar
Kişisel gelişim kitapları
Kendi kendine yardım grupları
Finansal danışmanlık
Bilişsel-davranışçı terapi (BDT)
“Alışverişkolik” kişilikte bulunan bazı kişilik özellikleri, bağımlılık tedavisinde başarının en iyi belirleyicisi olan terapötik bir ilişki geliştirme ve buna iyi yanıt verme becerisi açısından iyiye işarettir. Bununla birlikte, bazı ilaçlar umut vaat etse de, sonuçların karışık olduğu, bu nedenle tek veya güvenilir bir tedavi olarak düşünülmemesi gerektiği unutulmamalıdır.

Alışveriş bağımlılığınız olabileceğini düşünüyorsanız, olası tedavileri Antalya Ruhbilim Okulu‘na danışabilirsiniz. Dr. Murat Kemaloğlu, alışveriş sorununuzun çözümünde size yardımcı olabilir.

Psikoterapi
Psikoterapi, alışveriş bağımlılığınızın duygusal kökenlerini anlamanıza yardımcı olabilir. Ayrıca alışverişi başa çıkmak için kullanma eğiliminizin üstesinden gelmenin yollarını bulmanıza da yardımcı olabilir. Bunlar, bu kafa karıştırıcı durumdan kurtulmanın önemli yönleridir.

Aşırı alışverişiniz nedeniyle ilişkileriniz zarar görmüş olabilir. Psikolojik destek, davranışlarınız nedeniyle incinmiş olabilecek kişilerle aranızı düzeltmenize ve güveninizi yeniden kazanmanıza da yardımcı olabilir. Terapinin, diğer insanlarla para etrafında dönmeyen yollarla nasıl bağlantı kuracağınızı daha iyi anlamanıza yol açarak ilişkilerinizi derinleştirmeye yardımcı olduğunu da görebilirsiniz.

Finansal Danışmanlık

Alışveriş bağımlılığınızın ne kadar ciddi olduğuna bağlı olarak, özellikle kazandığınızdan daha fazlasını harcayarak borçlandıysanız, finansal danışmanlık almanın da yararlı olduğunu düşünebilirsiniz.

Kolay harcamaya erişiminizi kısıtlama seçeneklerini tartışmak, banka borçlarını ve banka masraflarını ödeme stratejilerini keşfetmek ve bağımlılığı körükleme eğiliminde olan nakde kolay erişimi kesintiye uğratmanın bir yolu olarak daha az erişilebilir tasarruf hesaplarına para yatırmak için bankanızdaki bir mali danışman veya danışmanla randevu alabilirsiniz.

Kategoriler
Online Psikoterapi Psikoterapi

Çevrimiçi / Online Terapiler İşe Yarıyor mu?

Birçok insan bir terapistle yüz yüze görüşmeye gitmek istememektedir. Bunun bazı nedenleri bulunmaktadır terapiye gidilecek yerin uzak olması, zamanın yeterli olmaması buna örnek gösterilebilinir. Özellikle günümüzde pandeminin kısıtlayıcı etkileri ile birlikte bu terapi yöntemi çözüm olarak karşımıza çıkmaktadır. Teknolojinin ve internet tekniklerinin gelişmesi de bu terapi yöntemini öne çıkarmaktadır.

Çevrimiçi terapi, özellikle Koronavirüs salgınıyla birlikte daha fazla gündeme gelen terapi yöntemi haline geldi. Online terapinin geleneksel terapiye kıyasla daha uygun olduğu görülmektedir. uygun bir terapist bulunması gerekmektedir. Günümüzde terapistlerin çoğu online terapi hizmeti vermemektedir. Bu yüzden teknik olarak terapi sürecini yürütebilecek donanıma sahip bir terapist bulmak büyük önem taşımaktadır.

Günümüzde online terapi için birçok program ve internet teknolojisi kullanılmaktadır. En yaygın olarak whatsApp, Zoom ya da diğer sosyal medya programları tercih edilmektedir.

Online terapi sesli ya da görüntülü olarak gerçekleştirilebilmektedir. Bu, tamamen danışanın ve terapistin anlaşarak kararlaştırabilecekleri bir durum. Çünkü terapi tamamen iletişim ve etkileşim ile devam eden bir süreçtir. Bu nedenle beden dilinin, mimiklerin ve sözel ifadeleri güçlendiren beden hareketlerinin de takip edilebileceği görüntülü görüşme en çok tercih edilen yöntemdir.

Burada dikkat edilmesi gereken bir kaç nokta vardır. Öncelikle iyi bir internet bağlantısı ve çalışan, sağlam bir cihaz (telefon, tablet ya da bilgisayar) görüşmenin kesintisiz sürmesinin ilk koşuludur. Bununla birlikte görüşmenin sessiz ve rahat bir ortamda gerçekleşmesi de büyük önem taşımaktadır.

Antalya Ruhbilim Okulu, internet teknolojilerinin gelişmeye başladığı ilk zamanlardan günümüze online terapi hizmetleri sunmaktadır. Hem teknik olarak hem de tecrübe olarak ciddi bir birikime sahip olan Antalya Ruhbilim Okulu, online terapi hizmeti almak isteyeceğiniz ideal bir adrestir.

Kategoriler
Psikoterapi Psikoterapi Araştırma İnceleme

Antalya Online Terapi

Gelişen iletişim teknik ve teknolojileri, günümüzdeki insanlar arası ilişkileri yeni bir boyut kazandırmıştır. Bir yandan mesafeler ortadan kalkarken bir yandan da uzun, zahmetli ve karmaşık işlemleri son derece kolaylaştırarak ayrıntılara değil de esas konuya odaklanmayı olanaklı hale getirmiştir. Bununla birlikte yaşadığı bölgelerde terapi hizmeti alamayan bireyler için uzaktan / online / çevrimiçi terapiler oldukça işlevsel olmaktadır. Özellikle psikoterapi hizmetlerinde online teknolojilerin kullanımı son yıllarda önemli tartışmalara sebep olmuş, yapılan pek çok araştırma online / çevrimci için terapi hizmetlerinin son derece etkili ve yararlı olduğunu ortaya koymuştur. Antalya Ruhbilim Okulu olarak da uzun yıllardır internetin getirdiği imkânları kullanarak online terapi hizmetleri vermekteyiz ve pandeminin getirdiği kısıtlamalar nedeniyle bu alanda yoğun talepler almaktayız.

Antalya Ruhbilim Okulu olarak psikoterapi hizmetlerimizden yararlanmak isteyen herkese bu hizmeti sunmaktayız.

Kategoriler
Blog Psikoterapi

Psikoterapi Antalya

Psikoterapi, insanlara yardım etmeyi amaçlayan, hastalar ve terapistler arasındaki iyileşme sürecini geliştirmeyi hedefleyen etkileşim ve iletişimi içeren uzun soluklu terapötik işlemlerdir:

  • Daha az endişeli, kaygı ve korku yaşamadan veya kişiyi depresif hale getirecek duygusal sıkıntılardan kurtulmak,
  • Hayal kırıklığı, keder, aile sorunları ve iş veya kariyer tatminsizliği gibi yaşamdaki sorunlara çözüm getirmek.
  • Üretken bir şekilde çalışmayı ve kişisel ilişkilerden haz almayı engelleyen düşünme ve davranış yöntemlerini değiştirmek.

Psikoterapi, bir kişinin geçmişi ve onu yardım aramaya iten endişeler hakkında ilk değerlendirmeyle başlar. Bu ilk değerlendirmeyi takiben, hasta ve terapist tedavi sözleşmesi adı verilen bir anlaşmaya varırlar. Tedavi sözleşmesi, tedavinin hedeflerini, tedavi prosedürlerini ve tedavi seanslarının zamanı, yeri ve süresi için düzenli bir program anlamına gelmektedir. Bazen bu tedavi sözleşmesi açıkça yazılır, ancak daha çok hasta ve terapist arasında tartışılarak geliştirilir.

Bir psikoterapistle konuşmak,  üç açıdan bir arkadaşla konuşmaktan farklıdır ve iyileşme olasılığını artırır:

  • Arkadaşlar dinleyebilir ve tavsiyelerde bulunabilir ve istekli olabilir, ancak nitelikli ve usulüne uygun lisanslı psikoterapistler, psikolojik sorunları anlama konusunda uzmanlaşmış eğitim ve deneyime sahip eğitimli profesyonellerdir.
  • Arkadaşlıklar tipik olarak insanların sırayla birbirlerine yardımcı olduğu karşılıklı ilişkiler iken, psikoterapi tamamen hastanın iyiliğine ve iyileşmesine adanmıştır. Psikoterapi, yalnızca hastanın semptomların giderilmesi, sorun çözümleri veya yaşam tarzı değişiklikleri konusundaki ihtiyaçlarına odaklanır.
  • Psikoterapi, genellikle arkadaşlıkları karakterize eden karşılıklılık, kayıt dışılık ve çoklu ortak ilgi alanlarının aksine, belirlenen bir zamanda düzenli olarak buluşmak, hastanın endişeleri hakkında konuşmak ve hastanın en iyisine hizmet ettiği sürece toplantıya devam etmek için resmi bir taahhüt içerir.

Pek çok farklı psikoterapi türü, insanların kendilerini daha iyi hissetmelerine, yaşam sorunlarını çözmelerine ve tutumlarını ve davranışlarını yapıcı yollarla değiştirmelerine yardımcı olmada etkili olduğunu kanıtladı. Bilgili psikoterapistler, bir hastanın ihtiyaçlarını ve endişelerini ele almak için çok uygun olduğu kabul edilen bir tedavi yaklaşımını seçer ve önerirler ve prosedürlerini her bir hastanın kişilik tarzına ve yaşam koşullarına uyacak şekilde uyarlarlar.

Antalya Ruhbilim Okulu, psikoterapi üzerine araştırma geliştirme çalışmaları geliştiren limited bir şirkettir. Dr. Murat Kemaloğlu’nun başkanlığını yaptığı Antalya Ruhbilim Okulu, dünyanın dört bir yanından psikoterapi hizmeti almak için hasta ve danışanlarına yardımcı olmaktadır. Antalya’da psikoterapi hizmeti almak isteyenler bizimle iletişim kurabilirler.

Kategoriler
Psikoterapi

Ruhsal bozukluklar nelerdir?

Ruhsal bozukluklar (veya akıl hastalıkları) düşüncenizi, duygularınızı, ruh halinizi ve davranışınızı etkileyen durumlara verilen genel addır. Arada sırada ya da belirli bir periyoda bağlı olabildikleri gibi uzun süreli (kronik) olabilirler. Başkalarıyla ilişki kurma, çalışma hayatında aktif olma, aile hayatının devamlılığında ve her gün işlev görme becerilerinizi etkileyebilirler.

Akıl hastalığı türleri nelerdir?

Pek çok farklı ruh ve akıl hastalığı türü vardır. Yaygın olan bazı bozukluklar şunlardır:

  • Panik bozukluğu , obsesif kompulsif bozukluk ve fobiler dahil olmak üzere anksiyete bozuklukları
  • Depresyon , bipolar bozukluk ve diğer duygudurum bozuklukları
  • Yeme bozuklukları
  • Kişilik bozuklukları
  • Travmatik stres bozukluğu sonrası
  • Şizofreni dahil psikotik bozukluklar

Ruhsal bozukluklara ne sebep olur?

Akıl hastalığının tek bir nedeni yoktur. Bir dizi faktör akıl hastalığının ortaya çıkma ve ilerleme riskine katkıda bulunabilir.

  • Genleriniz ve aile geçmişiniz
  • Stres veya istismar öyküsü gibi olumsuz yaşam deneyimleriniz, özellikle çocuklukta meydana gelenler
  • Beyindeki kimyasal dengesizlikler gibi biyolojik faktörler
  • Bir travmatik beyin hasarı
  • Bir annenin hamileyken virüslere veya toksik kimyasallara maruz kalması
  • Alkol veya keyif verici maddelerin kullanımı
  • Kanser gibi ciddi bir tıbbi sorunla boğuşuyor olmak
  • Kapalı bir çevrede yaşamak ve yalnız veya tecrit edilmiş hissetmek

Ruhsal bozukluklar karakter kusurlarından kaynaklanan bozukluklar olmadığı gibi, tembel veya zayıf olmakla da hiçbir ilgileri yoktur. Ruhsal bozuklukları olan insanları suçlamak ya da eleştirmek yerine tedavi için yardımcı olmak gerekmektedir.

Ruhsal bozukluklar için kimler risk altındadır?

Zihinsel bozukluklar oldukça yaygın bozukluklardır. Türkiye’de 18 yaş üstü nüfusta ruhsal bozukluk görülme sıklığı %17.2 olarak bilinmektedir. 

Riskler

Psikiyatrik hastalık doğru tespit edilmediğinde ve uygun tedavi düzenlenemediğinde:

• İntihar ve/veya kendine/çevreye zarar olasılığı

• Hastalığın kronikleşmesi

• Tedavi uyumunun bozulması

• Kişiler arası ilişkiler ve işlevselliğin bozulması

• Yeti yitimi

 

Ruhsal bozukluklar nasıl teşhis edilir?

Teşhis alma adımları şunları içerir:

  • Tıbbi bir geçmiş
  • Uzmanınız semptomlarınıza diğer tıbbi koşulların neden olabileceğini düşünüyorsa, fiziksel bir muayene ve muhtemelen laboratuvar testleri isteyebilir
  • Bir psikolojik değerlendirme. 
  • Düşünceleriniz, duygularınız ve davranışlarınızla ilgili soruları cevaplayacaksınız.

Ruhsal bozuklukların tedavileri nelerdir?

Tedaviler, zihinsel bozukluğun niteliğine, düzeyine ve ne kadar ciddi olduğuna bağlı olarak geliştirilir. Terapistiniz ve siz tedavi sürecine işbirliği içinde olarak size özgü tedavi yöntemlerinin uygulanmasını sağlayacaksınız. Genellikle rahatsızlığınıza uygun bir terapi tekniği uygulanır. tedavinin bir parçası olarak ilaç da alabilirsin. Bazı insanlar da sorunlarını yönetmek için sosyal desteğe ve eğitime ihtiyaç duyarlar.

Bazı durumlarda daha yoğun tedaviye ihtiyacınız olabilir. Bir psikiyatri hastanesine gitmeniz gerekebilir. Bunun nedeni akıl hastalığınızın şiddetli olması olabilir. Veya kendinize veya bir başkasına zarar verme riskiniz olduğu için olabilir. Hastanede, akıl sağlığı uzmanları ve diğer hastalarla danışmanlık, grup tartışmaları ve aktiviteler alacaksınız.

 
Kategoriler
Blog Psikoterapi

Psikiyatri Alanına Giren Başlıca Hastalıklar

Ruhsal bozukluklar nelerdir?
Ruhsal bozukluklar (veya akıl hastalıkları) düşünmenizi, hissetmenizi, ruh halinizi ve davranışınızı etkileyen durumlardır. Ara sıra veya uzun süreli (kronik) olabilirler. Başkalarıyla ilişki kurma ve her gün işlev görme becerinizi etkileyebilirler.

Ruh sağlığı duygular, düşünme, iletişim, öğrenme, dayanıklılık, umut ve özsaygının temelidir. Ruh sağlığı aynı zamanda ilişkiler, kişisel ve duygusal esenlik ve topluma katkıda bulunmanın da anahtarıdır. Ruh sağlığı genel refahın bir bileşenidir. Fiziksel sağlığı etkileyebilir ve ondan etkilenebilir.

Akıl hastalığı olan birçok kişi bu konuda konuşmak istemez. Ancak akıl hastalığı utanılacak bir şey değildir! Tıpkı kalp hastalığı veya diyabet gibi tıbbi bir durumdur. Ve ruh sağlığı sorunları tedavi edilebilir. İnsan beyninin nasıl çalıştığına dair anlayışımızı sürekli olarak genişletiyoruz ve insanların ruh sağlığı koşullarını başarılı bir şekilde yönetmelerine yardımcı olacak tedaviler mevcuttur.

Akıl hastalıkları ayrım gözetmez; yaş, cinsiyet, coğrafya, gelir, sosyal statü, ırk, etnik köken, din/maneviyat, cinsel yönelim, geçmiş veya kültürel kimliğin diğer yönlerinden bağımsız olarak herkesi etkileyebilir. Akıl hastalığı her yaşta ortaya çıkabilirken, tüm akıl hastalıklarının dörtte üçü 24 yaşına kadar başlamaktadır.

Psikiyatri alanına giren ruh sağlığı ve hastalıkları ne demek, bu hastalıklar nelerdir, gibi pek soruyla karşılaşırız. Psikiyatri alanına giren başlıca zihinsel hastalıklar şu şekildedir:

●    Anksiyete Bozuklukları (panik bozukluğu, sosyal fobi, obsesif – kompulsif bozukluk…),
●    Duygu – Durum Bozuklukları (depresif bozukluk, manik – depresif bozukluk…),
●    Psikolojik Kökenli Ağrı Bozukluğu,
●    Yeme Bozuklukları (Anoreksiya nervoza, Bulimia nervoza),
●    Uyku Bozuklukları,
●    Uyum Bozuklukları,
●    Dürtü Kontrol Bozuklukları (öfke kontrol bozukluğu, saç yolma bozukluğu…),
●    Evlilik Sorunları,
●    Cinsel İşlev Bozuklukları,
●    İletişim Sorunları,
●    Psikotik Bozukluklar,
●    Konsültasyon – Liyezon Psikiyatrisi, şeklindedir.

Kategoriler
Blog Psikoterapi

Psikiyatrist mi? Psikoterapist mi? Psikolog mu? Ruh Sağlığında Kim Kimdir

Bugün birçok insan ruh sağlığı alanında hizmet veren uzmanların rol ve görevleri konusunda kafa karışıklığı yaşadığını biliyoruz. Peki bu uzmanları birbirinden nasıl ayırt edeceğiz? Psikolog ile psikiyatrist arasındaki farklar nelerdir? Psikoterapist kimdir? Ruh sağlığı uzmanları ile yaşam koçları arasındaki farklar nelerdir? Antalya Ruhbilim Okulu olarak ruh sağlığı alanında 30 yılı aşkın hizmet veren bir kuruluş olarak bütün kavram ve unvanlar hakkında gerekli bilgiyi sayfalarımızda sunuyoruz.

Diyelim ki bir terapistle görüşme ihtiyacınız var. Ancak o kadar çok unvan var ki, bütün bu farklılıklar yüzünden kafanız karışıyor ve  adım atmakta güçlük çekiyorsunuz. Çünkü gerçekte sorununuzun çözümü için hangi uzmana başvuracağınız konusunda emin değilsiniz.

Psikiyatrist, psikolog, psikanalist, psikofarmakolog, psikoterapist! Hatta günümüzde danışmanlık hizmetleri veren ve çoğu kez ruh sağlığı uzmanlarıyla karıştırılan yaşam koçları vb. unvanlar da araya girince iş iyice içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Psikoloji, insanların davranışlarını, zihinsel süreçlerini ve duygusal yaşamlarını bilimsel yöntemler kullanarak açıklamaya ve değerlendirmeye yönelik temel bir bilim dalı olarak tanımlanmaktadır. Bu alanda eğitim gören ve değişik branşlarda yetkinleşen uzmanlar farklı unvanlarla anılmakta ve çalışmaları da farklılıklar arz etmektedir.

Şimdi tek tek bu unvanları ve uzmanlıkların ne olduğunu ve neler yaptıklarını açıklayalım:

Psikolog – Psikolog kimdir? Türkiye’de Yüksek Öğretim Kurumu’nun müfredatına göre 4 yıllık psikoloji lisans bölümünü bitirenlere verilen unvandır. Üniversitelerin Psikoloji Lisans programlarından mezun olan kişiler psikolog unvanı kullanma hakkını elde etmektedirler. Türk Psikologlar Derneği, psikolog’u şu şekilde tanımlamaktadır: “YÖK tarafından kabul edilen yurtiçi psikoloji lisans programları ile denkliği YÖK tarafından kabul edilen yurtdışı psikoloji lisans programlarından lisans derecesi ile mezun olan kişiler, psikolog unvanı kullanma hakkı taşımaktadır. Psikologlar, bireyin bireysel ve toplumsal tutum, davranış, düşünme ve duygu durumlarını inceleyen; davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel tanım ve açıklamalarını temel alan meslek mensuplarıdır.”
Bir psikolog psikolojide lisans programını tamamladıktan sonra yine psikolojinin alt dallarından birinde yüksek lisans yapabilir. Bu eğitimini tamamlayıp yüksek lisans alan psikologa da “uzman psikolog” denilmektedir. Uzman psikolog resmi bir unvan olmasa da bu meslekteki gelenekler, bu unvanı kabul etmektedir. Psikologlar psikolojinin alt dallarından birinde yüksek lisans yapabilir. Psikolojinin kuramsal temel alt alanlarından bazıları şunlardır: Bilişsel psikoloji, deneysel psikoloji, gelişim psikolojisi, kişilik psikolojisi, adli psikoloji psikometri ve sosyal psikoloji. Psikolojinin uygulama alt alanları ise başlıca adli psikoloji, çevresel psikoloji, danışmanlık (rehberlik) psikolojisi, din psikolojisi, eğitim/okul psikolojisi, endüstri ve örgüt (iş ve çalışma) psikolojisi, fizyolojik psikoloji, klinik psikoloji, nöropsikoloji, psikofarmakoloji, sağlık psikolojisi, spor ve egzersiz psikolojisi ile trafik psikolojisinden oluşmaktadır.

Psikoterapist  – Bu, insanları duygusal sorunları için tedavi etmek üzere eğitilmiş herhangi bir profesyonel için genel bir terimdir. Akademik derecelerine bağlı olarak, bir psikoterapist bir psikiyatrist, psikolog veya sosyal hizmet uzmanı (diğerleri arasında) olabilir ve bireyler, çiftler, gruplar veya ailelerle birlikte çalışabilir.

Psikiyatrist  – Bu kişinin tıp diploması vardır ve çoğu psikoterapistin aksine psikotropik ( psikiyatrik ) ilaçları reçete edebilir . Pek çok psikiyatrist – psikofarmakolog olarak anılır – yalnızca reçete ve ilaç yönetimi sağlar ; Konuşma terapisi için ek olarak bir psikoterapiste görünmeniz gerekir. Geleneksel psikiyatristler psikoterapi uygulamaya devam ediyor .

Sosyal Görevli  – İnsanlar “sosyal hizmet görevlisi” ni duyduklarında, hastanelerde ve acentelerde sosyal hizmet sunan profesyonelleri düşünürler. Bununla birlikte, bazı sosyal hizmet uzmanları da psikoterapi uygulamaktadır. Onların eğitim (yalnızca master derecesi sahip olmalarına rağmen) bir psikolog bu biraz benzer, ancak genellikle daha çevrelerindeki bireye uydurulmuş ve bunlar psikolojiktestlerden sağlamaz. Sosyal hizmet uzmanları, lisans aldıkları eyalete bağlı olarak, bir alfabe çorbası arasında LCSW’ler (Lisanslı Klinik Sosyal Görevli), LICSW’ler (Lisanslı Bağımsız Klinik Sosyal Hizmet Görevlisi), LSW’ler (Lisanslı Sosyal Hizmet Görevlisi) olabilir.

Psikanalist  – Profesyonel bir derece aldıktan sonra, bazı psikoterapistler, insanların sorunlarının kökenine inmelerine yardımcı olan bu derinlemesine terapi yönteminde kapsamlı özel eğitime devam ederler. Psikanaliz ilk Sigmund tarafından icat, Freud , eserler bu tek yöntemdir bilinçsiz motivasyon ve – savunma mekanizmaları bu nedenle farkındalığın dışında ve bize zararlı kalıpları tekrarlamaya neden olur. Kanepe, serbest çağrışım, rüya analizi ve aktarım(başlangıçta hastanın duygularını analiste ebeveynlerine aktarması olarak tanımlanmıştır), hepsi psikanalizinayrıcalıklı ilkeleridir. Sessiz terapistin sadece insanların çocuklukları hakkında (daha doğrusu adaletsizce) konuşmak isteyen talihsiz klişesi bu modelden çıkar.

Bugün, birçok psikanalist, Freud’un orijinal düşüncesine dayanan ama aynı zamanda ondan büyük ölçüde uzaklaşan daha çağdaş modellere çekiliyor. Bu terapistler – bazen “ilişkisel analistler” olarak da bilinir – daha aktiftir ve insanların bugünkü sorunları ve bunların geçmiş deneyimlerden nasıl etkilendikleri ile ilgilenirler. İnsanların başkalarıyla yalnızca mevcut korkuları ve kalıpları güçlendirecek şekillerde nasıl etkileşim kurduğuna bakarız ve terapötik ilişki dahil olmak üzere yeni deneyimler ve kendini görme yolları yaratmaya çalışırız. Klişenin aksine, psikanalistler tavsiye ve fikir verir, ancak biz de bundan çok daha fazlasını yaparız.

Geleneksel olarak, psikanalitik hastalar haftada en az üç kez seanslara gelirler ve kanepede uzanırlardı. Günümüzde psikanalitik (veya psikodinamik ) psikoterapi alan birçok kişi haftada yalnızca bir veya iki kez katılmaktadır. Kanepe isteğe bağlıdır; bazı ilişkisel analistler bunu asla kullanmazlar. Psikanaliz, diğer psikoterapi türlerinden ( bilişsel-davranışçı terapi gibi ) daha kapsamlı olması ve semptomları basitçe hafifletmek yerine sorunların derinine inmeyi vurgulaması açısından farklılık gösterir .

Kategoriler
Psikoterapi

Psikoterapi ve Antalya’da Psikoterapi Hizmeti

Psikoterapi, bir psikoterapist, psikiyatrist, psikolog veya başka bir akıl sağlığı sağlayıcısı ile konuşarak ruh sağlığı sorunlarını tedavi etmek için kullanılan genel bir terimdir. Günümüzde bu kavramlar arasında bazı kafa karışıklıları yaşanmaktadır. Web sitemizde psikoterapist, psikiyatrist, psikolog, danışman ve yaşam koçları arasındaki farklılıkları öğrenebilirsiniz.

Psikoterapi sırasında, durumunuzu ve ruh halinizi, duygularınızı, düşüncelerinizi ve davranışlarınızı öğrenir, derin bir farkındalık yaşama yoluna girersiniz. Psikoterapistinizin uygulayacağı tekniklere göre yaşam tarzınızı daha verimli ve kaliteli hale getirmeye dair değişik bakış açıları edinirsiniz. Psikoterapi, yaşamınızı nasıl kontrol edeceğinizi öğrenmenize ve zorlu durumlara sağlıklı başa çıkma becerileriyle nasıl yanıt vereceğinizi öğrenmenize de yardımcı olur ve hayatın karşınıza çıkardığı zorluklara karşı daha donanımlı hale gelirsiniz.

Her birinin kendi yaklaşımı olan birçok psikoterapi türü vardır. Sizin için doğru olan psikoterapi türü, kişisel durumunuza farklılıklar gösterebilir. Psikoterapi aynı zamanda konuşma terapisi, danışmanlık, psikososyal terapi veya basitçe terapi olarak da bilinir.

https://www.youtube.com/watch?v=10bDI5GsHaY
Kategoriler
Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi veya konuşma terapisi, çeşitli ruhsal bozuklukları, hastalıkları ve duygusal zorlukları olan insanlara yardım etmenin etkili ve yoğun süreçlerle süren bir yoludur. Psikoterapi, rahatsız edici semptomları ortadan kaldırmaya veya kontrol etmeye yardımcı olabilir, böylece birey hayatında daha iyi, mutlu ve işlevsel olabilir, daha müreffeh bir hayat sürdürebilir.

Psikoterapinin iyileşme süreçlerini hızlandırdığı sorunlar arasında günlük yaşamla baş etmede yaşanan zorluklar; sevilen birinin ölümü gibi yas, travma, tıbbi hastalık veya kaybın etkisi; depresyon veya anksiyete gibi belirli zihinsel bozukluklar. Psikoterapinin farklı teknikleri vardır ve bazı teknikler belirli sorunlarla başa çıkmada daha iyi sonuç verebilir. Bu, bireyden bireye değişikilik gösterebileceği gibi, psikoterapistin donanımı da bu tekniklerin belirlenmesinde etkili olabilir.

Psikoterapi, ilaç veya diğer tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir.

Terapi Seansları

Terapi bir birey, aile, çift veya grup ortamında yürütülebilir ve hem çocuklara hem de yetişkinlere yardımcı olabilir. Seanslar genellikle haftada bir kez yaklaşık 30 ila 50 dakika arasında yapılır. Hem hastanın hem de terapistin aktif olarak psikoterapiye dahil olması gerekmektedir. Bir kişi ile terapisti arasındaki güven ve ilişki, birlikte etkili bir şekilde çalışmak ve psikoterapiden yararlanmak için çok önemlidir. Bu nedenle hasta ve doktorun ittifakı iyileşme sürecinin kilidini çözecek anahtarlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Psikoterapi kısa vadeli (birkaç seans), acil sorunlarla ilgilenen veya uzun vadeli (aylar veya yıllar) uzun süreli ve karmaşık konularla ilgilenebilir. Tedavinin hedefleri ve ne sıklıkla ve ne kadar süreyle buluşulacağı, hasta ve terapistle birlikte ve koşullara, hastanın durumuna göre planlanır.

Gizlilik, psikoterapinin temel şartlarından biridir.

Ayrıca, hastalar kişisel duygu ve düşüncelerini paylaşsalar da, bir terapistle yakın fiziksel temas hiçbir zaman uygun, kabul edilebilir veya yararlı değildir.

Psikoterapi ve İlaç

Psikoterapi gereksinim duyulması durumunda ilaçlarla birlikte de uygulanabilir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi oldukça faydalı olabilir ve bazı bireylerin durumunda ise psikoterapi en iyi seçenek olabilir. Birçok kişi için kombine ilaç tedavisi ve psikoterapi tedavisi tek başına tedaviden daha iyidir. İyi beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku gibi sağlıklı yaşam tarzı iyileştirmeleri, iyileşmeyi ve genel sağlığı desteklemede önemli olabilir. Psikoterapist

Psikoterapi İşe Yarıyor mu?

Araştırmalar, psikoterapi alan çoğu insanın semptomlarda rahatlama yaşadığını ve yaşamlarında daha iyi işlev görebildiğini gösteriyor. Psikoterapiye girenlerin yaklaşık yüzde 75’i bundan bir miktar fayda görüyor. Psikoterapinin duyguları ve davranışları iyileştirdiği ve beyin ve vücuttaki olumlu değişikliklerle bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Faydalar ayrıca daha az hasta günü, daha az sakatlık, daha az tıbbi sorun ve artan iş tatminini içerir.

Beyin görüntüleme tekniklerinin kullanılmasıyla araştırmacılar, bir kişi psikoterapi gördükten sonra beyindeki değişiklikleri görebildiler. Çok sayıda çalışma, psikoterapi görmenin bir sonucu olarak akıl hastalığı olan kişilerde (depresyon, panik bozukluğu, TSSB ve diğer durumlar dahil) beyin değişikliklerini tanımlamıştır. Çoğu durumda, psikoterapiden kaynaklanan beyin değişiklikleri, ilaç tedavisinden kaynaklanan değişikliklere benzerdi. 2

Psikoterapiden en iyi şekilde yararlanmaya yardımcı olmak için terapiye ortak bir çaba olarak yaklaşın, açık ve dürüst olun ve üzerinde anlaştığınız tedavi planına uyun. Bir günlükte yazmak veya konuştuğunuz konuda pratik yapmak gibi oturumlar arasındaki tüm görevleri yerine getirin.

Psikoterapi Türleri

Psikiyatristler ve diğer akıl ve ruh sağlığı uzmanları birkaç tür terapi kullanır. Terapi türünün seçimi, hastanın özel hastalığına, durumuna, koşullarına ve tercihine bağlıdır. Terapistler, tedavi gören kişinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için farklı yaklaşımlardan unsurları birleştirebilir ve en iyisini bulmak için farklı teknikler kullanabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT), insanların zararlı veya etkisiz düşünme ve davranış kalıplarını tanımlamasına ve değiştirmesine yardımcı olarak, onları daha doğru düşünceler ve işlevsel davranışlarla değiştirir. Bir kişinin mevcut sorunlara ve bunların nasıl çözüleceğine odaklanmasına yardımcı olabilir. Genellikle “gerçek dünyada” yeni beceriler uygulamayı içerir.

BDT, depresyon, anksiyete, travma ile ilgili bozukluklar ve yeme bozuklukları dahil olmak üzere çeşitli bozuklukların tedavisinde yardımcı olabilir. Örneğin, BDT, depresyonlu bir kişinin depresyona katkıda bulunan olumsuz düşünce kalıplarını veya davranışları tanımasına ve değiştirmesine yardımcı olabilir.

Kişilerarası terapi (IPT) kısa süreli bir tedavi şeklidir. Hastaların çözülmemiş keder, sosyal veya iş rollerinde değişiklikler, önemli başkalarıyla çatışmalar ve başkalarıyla ilgili sorunlar gibi sorunlu temelde yatan kişilerarası sorunları anlamalarına yardımcı olur. İnsanların duyguları ifade etmenin sağlıklı yollarını, iletişimi geliştirmenin yollarını ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduklarını öğrenmelerine yardımcı olabilir. Çoğunlukla depresyonu tedavi etmek için kullanılır.

Diyalektik davranış terapisi , duyguları düzenlemeye yardımcı olan belirli bir BDT türüdür. Genellikle kronik intihar düşünceleri olan kişileri ve sınırda kişilik bozukluğu, yeme bozuklukları ve TSSB’si olan kişileri tedavi etmek için kullanılır. İnsanların sağlıksız veya yıkıcı davranışları değiştirmek için kişisel sorumluluk almalarına yardımcı olacak yeni beceriler öğretir. Hem bireysel hem de grup terapisini içerir.

Psikodinamik terapi , davranış ve zihinsel iyiliğin çocukluk deneyimlerinden ve bilinçsiz (kişinin farkındalığının dışında) uygunsuz tekrarlayan düşüncelerden veya duygulardan etkilendiği fikrine dayanır. Kişi, terapistle öz farkındalığı geliştirmek ve eski kalıpları değiştirmek için çalışır, böylece hayatının sorumluluğunu daha tam olarak üstlenebilir.

Psikanaliz , daha yoğun bir psikodinamik terapi şeklidir. Seanslar genellikle haftada üç veya daha fazla kez yapılır.

Destekleyici terapi , hastaların kendi kaynaklarını geliştirmelerine yardımcı olmak için rehberlik ve teşvik kullanır. Öz saygı oluşturmaya, kaygıyı azaltmaya, başa çıkma mekanizmalarını güçlendirmeye ve sosyal ve topluluk işleyişini iyileştirmeye yardımcı olur. Destekleyici psikoterapi, hastaların hayatlarının geri kalanını etkileyen zihinsel sağlık durumlarıyla ilgili sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olur.

Bazen psikoterapi ile birlikte kullanılan ek terapiler şunları içerir:

  • Hayvan destekli terapi – rahatlık sağlamak, iletişime yardımcı olmak ve travmayla baş etmeye yardımcı olmak için yunuslar, köpekler, atlar veya diğer hayvanlarla çalışmak
  • Yaratıcı sanat terapisi – sanat, dans, drama, müzik, yazı ve şiir terapilerinin kullanımı
  • Oyun terapisi – çocukların duygularını ve duygularını tanımlamasına ve konuşmasına yardımcı olmak için

Antalya Ruhbilim Okulu 30 yılı aşkın bir süredir dünyanın dört bir yanından gelen insanlara psikoterapi hizmetleri sunan bir limited şirkettir. Kurucusu Doktor Murat Kemaloğlu bir tıp doktorudur ve Zürih’teki Carl Gustav Jung Enstitüsünde 4 yıl süren eğitiminin ardından psikoterapinin değişik tekniklerini uygulayarak hastalarına şifa vermiştir.

Referanslar

  1. Deliliğe Dair Tefekkür Murat Kemaloğlu
  2. Amerika Psikoloji Derneği. Psikoterapiyi ve nasıl çalıştığını anlamak. 2016. http://www.apa.org/helpcenter/understanding-psychotherapy.aspx
  3. Karlsson, H. Psikoterapi Beyni Nasıl Değiştirir. Psychiatric Times. 2011.
  4. Wiswede D, vd. 2014. Psikodinamik Psikoterapi Kapsamında Depresyon Hastalarında Fonksiyonel Beyin Değişikliklerinin Bireyselleştirilmiş Uyaranlar Kullanılarak Takibi. PLoS ONE. 2014. http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0109037
Psikoterapisiz kalmış bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur. Antalya Ruhbilim Okulu psikoterapi hizmetleri sunar. #psikoterapi