gaziantep escortgaziantep escortpendik escortbostancı escortkadıköy escortankara escorthttps://100tlbonusverensiteler.comCanlı Casino Siteleriankara escortataşehir escortMebbisEvolve casinoCbet casinoHyper casinoDrift casinoBetsson casinoüsküdar günlük kiralık dairetrendyol indirim koduslot siteleri https://en-iyi-10-slot-siteleri.comstarzbet adamsah.netdeneme bonusucasibomstarzbet girişstarzbet girişpasgolbahsegelmp3 indirbahiscombahiscombelugabahisbelugabahisbetistbetistceltabetceltabetklasbahisklasbahismariobetmariobetrestbetrestbettarafbettarafbettipobettipobetcasibomcasibomcasibomcasibomstarzbetsahnebetlimanbetredwinmatadorbetmatadorbetbetkombetkomcasibomcasibomcasibomcasibomcasibombahis siteleriblackjack siteleriCasinoBonanzacasino bonanzadeneme bonusurulet sitelerisweet bonanzacasino sitelericasino sitelericasino siteleribetturkeyistanbul escort bayanmarsbahiscasibomseosekabetsekabetcasibomcasibomcasibomcasibomcasibomcasibom twittercasibom twitterMeritkingbetpasrestbetklasbahisbetebettarafbetbetkombetistmarkajbetparibahisbetinegobahisbettiltbetnisbets10betsatbetorspinligobetbetkanyonbaywinrokubetikimislicratosslotwinxbetbahisalgorabetjojobetstakestakestake
Kategoriler
Psikoterapi

Psikoterapi Nedir?

Psikoterapi veya konuşma terapisi, çeşitli ruhsal bozuklukları, hastalıkları ve duygusal zorlukları olan insanlara yardım etmenin etkili ve yoğun süreçlerle süren bir yoludur. Psikoterapi, rahatsız edici semptomları ortadan kaldırmaya veya kontrol etmeye yardımcı olabilir, böylece birey hayatında daha iyi, mutlu ve işlevsel olabilir, daha müreffeh bir hayat sürdürebilir.

Psikoterapinin iyileşme süreçlerini hızlandırdığı sorunlar arasında günlük yaşamla baş etmede yaşanan zorluklar; sevilen birinin ölümü gibi yas, travma, tıbbi hastalık veya kaybın etkisi; depresyon veya anksiyete gibi belirli zihinsel bozukluklar. Psikoterapinin farklı teknikleri vardır ve bazı teknikler belirli sorunlarla başa çıkmada daha iyi sonuç verebilir. Bu, bireyden bireye değişikilik gösterebileceği gibi, psikoterapistin donanımı da bu tekniklerin belirlenmesinde etkili olabilir.

Psikoterapi, ilaç veya diğer tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir.

Terapi Seansları

Terapi bir birey, aile, çift veya grup ortamında yürütülebilir ve hem çocuklara hem de yetişkinlere yardımcı olabilir. Seanslar genellikle haftada bir kez yaklaşık 30 ila 50 dakika arasında yapılır. Hem hastanın hem de terapistin aktif olarak psikoterapiye dahil olması gerekmektedir. Bir kişi ile terapisti arasındaki güven ve ilişki, birlikte etkili bir şekilde çalışmak ve psikoterapiden yararlanmak için çok önemlidir. Bu nedenle hasta ve doktorun ittifakı iyileşme sürecinin kilidini çözecek anahtarlardan biri olarak kabul edilmektedir.

Psikoterapi kısa vadeli (birkaç seans), acil sorunlarla ilgilenen veya uzun vadeli (aylar veya yıllar) uzun süreli ve karmaşık konularla ilgilenebilir. Tedavinin hedefleri ve ne sıklıkla ve ne kadar süreyle buluşulacağı, hasta ve terapistle birlikte ve koşullara, hastanın durumuna göre planlanır.

Gizlilik, psikoterapinin temel şartlarından biridir.

Ayrıca, hastalar kişisel duygu ve düşüncelerini paylaşsalar da, bir terapistle yakın fiziksel temas hiçbir zaman uygun, kabul edilebilir veya yararlı değildir.

Psikoterapi ve İlaç

Psikoterapi gereksinim duyulması durumunda ilaçlarla birlikte de uygulanabilir. Bazı durumlarda ilaç tedavisi oldukça faydalı olabilir ve bazı bireylerin durumunda ise psikoterapi en iyi seçenek olabilir. Birçok kişi için kombine ilaç tedavisi ve psikoterapi tedavisi tek başına tedaviden daha iyidir. İyi beslenme, düzenli egzersiz ve yeterli uyku gibi sağlıklı yaşam tarzı iyileştirmeleri, iyileşmeyi ve genel sağlığı desteklemede önemli olabilir. Psikoterapist

Psikoterapi İşe Yarıyor mu?

Araştırmalar, psikoterapi alan çoğu insanın semptomlarda rahatlama yaşadığını ve yaşamlarında daha iyi işlev görebildiğini gösteriyor. Psikoterapiye girenlerin yaklaşık yüzde 75’i bundan bir miktar fayda görüyor. Psikoterapinin duyguları ve davranışları iyileştirdiği ve beyin ve vücuttaki olumlu değişikliklerle bağlantılı olduğu gösterilmiştir. Faydalar ayrıca daha az hasta günü, daha az sakatlık, daha az tıbbi sorun ve artan iş tatminini içerir.

Beyin görüntüleme tekniklerinin kullanılmasıyla araştırmacılar, bir kişi psikoterapi gördükten sonra beyindeki değişiklikleri görebildiler. Çok sayıda çalışma, psikoterapi görmenin bir sonucu olarak akıl hastalığı olan kişilerde (depresyon, panik bozukluğu, TSSB ve diğer durumlar dahil) beyin değişikliklerini tanımlamıştır. Çoğu durumda, psikoterapiden kaynaklanan beyin değişiklikleri, ilaç tedavisinden kaynaklanan değişikliklere benzerdi. 2

Psikoterapiden en iyi şekilde yararlanmaya yardımcı olmak için terapiye ortak bir çaba olarak yaklaşın, açık ve dürüst olun ve üzerinde anlaştığınız tedavi planına uyun. Bir günlükte yazmak veya konuştuğunuz konuda pratik yapmak gibi oturumlar arasındaki tüm görevleri yerine getirin.

Psikoterapi Türleri

Psikiyatristler ve diğer akıl ve ruh sağlığı uzmanları birkaç tür terapi kullanır. Terapi türünün seçimi, hastanın özel hastalığına, durumuna, koşullarına ve tercihine bağlıdır. Terapistler, tedavi gören kişinin ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamak için farklı yaklaşımlardan unsurları birleştirebilir ve en iyisini bulmak için farklı teknikler kullanabilir.

Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT), insanların zararlı veya etkisiz düşünme ve davranış kalıplarını tanımlamasına ve değiştirmesine yardımcı olarak, onları daha doğru düşünceler ve işlevsel davranışlarla değiştirir. Bir kişinin mevcut sorunlara ve bunların nasıl çözüleceğine odaklanmasına yardımcı olabilir. Genellikle “gerçek dünyada” yeni beceriler uygulamayı içerir.

BDT, depresyon, anksiyete, travma ile ilgili bozukluklar ve yeme bozuklukları dahil olmak üzere çeşitli bozuklukların tedavisinde yardımcı olabilir. Örneğin, BDT, depresyonlu bir kişinin depresyona katkıda bulunan olumsuz düşünce kalıplarını veya davranışları tanımasına ve değiştirmesine yardımcı olabilir.

Kişilerarası terapi (IPT) kısa süreli bir tedavi şeklidir. Hastaların çözülmemiş keder, sosyal veya iş rollerinde değişiklikler, önemli başkalarıyla çatışmalar ve başkalarıyla ilgili sorunlar gibi sorunlu temelde yatan kişilerarası sorunları anlamalarına yardımcı olur. İnsanların duyguları ifade etmenin sağlıklı yollarını, iletişimi geliştirmenin yollarını ve başkalarıyla nasıl ilişki kurduklarını öğrenmelerine yardımcı olabilir. Çoğunlukla depresyonu tedavi etmek için kullanılır.

Diyalektik davranış terapisi , duyguları düzenlemeye yardımcı olan belirli bir BDT türüdür. Genellikle kronik intihar düşünceleri olan kişileri ve sınırda kişilik bozukluğu, yeme bozuklukları ve TSSB’si olan kişileri tedavi etmek için kullanılır. İnsanların sağlıksız veya yıkıcı davranışları değiştirmek için kişisel sorumluluk almalarına yardımcı olacak yeni beceriler öğretir. Hem bireysel hem de grup terapisini içerir.

Psikodinamik terapi , davranış ve zihinsel iyiliğin çocukluk deneyimlerinden ve bilinçsiz (kişinin farkındalığının dışında) uygunsuz tekrarlayan düşüncelerden veya duygulardan etkilendiği fikrine dayanır. Kişi, terapistle öz farkındalığı geliştirmek ve eski kalıpları değiştirmek için çalışır, böylece hayatının sorumluluğunu daha tam olarak üstlenebilir.

Psikanaliz , daha yoğun bir psikodinamik terapi şeklidir. Seanslar genellikle haftada üç veya daha fazla kez yapılır.

Destekleyici terapi , hastaların kendi kaynaklarını geliştirmelerine yardımcı olmak için rehberlik ve teşvik kullanır. Öz saygı oluşturmaya, kaygıyı azaltmaya, başa çıkma mekanizmalarını güçlendirmeye ve sosyal ve topluluk işleyişini iyileştirmeye yardımcı olur. Destekleyici psikoterapi, hastaların hayatlarının geri kalanını etkileyen zihinsel sağlık durumlarıyla ilgili sorunlarla başa çıkmalarına yardımcı olur.

Bazen psikoterapi ile birlikte kullanılan ek terapiler şunları içerir:

  • Hayvan destekli terapi – rahatlık sağlamak, iletişime yardımcı olmak ve travmayla baş etmeye yardımcı olmak için yunuslar, köpekler, atlar veya diğer hayvanlarla çalışmak
  • Yaratıcı sanat terapisi – sanat, dans, drama, müzik, yazı ve şiir terapilerinin kullanımı
  • Oyun terapisi – çocukların duygularını ve duygularını tanımlamasına ve konuşmasına yardımcı olmak için

Antalya Ruhbilim Okulu 30 yılı aşkın bir süredir dünyanın dört bir yanından gelen insanlara psikoterapi hizmetleri sunan bir limited şirkettir. Kurucusu Doktor Murat Kemaloğlu bir tıp doktorudur ve Zürih’teki Carl Gustav Jung Enstitüsünde 4 yıl süren eğitiminin ardından psikoterapinin değişik tekniklerini uygulayarak hastalarına şifa vermiştir.

Referanslar

  1. Deliliğe Dair Tefekkür Murat Kemaloğlu
  2. Amerika Psikoloji Derneği. Psikoterapiyi ve nasıl çalıştığını anlamak. 2016. http://www.apa.org/helpcenter/understanding-psychotherapy.aspx
  3. Karlsson, H. Psikoterapi Beyni Nasıl Değiştirir. Psychiatric Times. 2011.
  4. Wiswede D, vd. 2014. Psikodinamik Psikoterapi Kapsamında Depresyon Hastalarında Fonksiyonel Beyin Değişikliklerinin Bireyselleştirilmiş Uyaranlar Kullanılarak Takibi. PLoS ONE. 2014. http://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0109037
Psikoterapisiz kalmış bir toplumun hayat damarlarından biri kopmuştur. Antalya Ruhbilim Okulu psikoterapi hizmetleri sunar. #psikoterapi
 
 
Kategoriler
Aşure

A-Şure – Ecegül Aytaç

Karantina günleri gelip günlük hayatı işgal ettiğinden beri işleri hiç yolunda gitmiyordu. Evde baktığı son kedisini kaybetmişti. Günlerce ağlamıştı ve bir dilim ekmek bile geçmemişti boğazından. 65 yaş üstüne sokağa çıkma izni verilen bir gün, komşusu ailesinden kafasını kaldırabilmişti ve beraber yürüyüşe çıkmışlardı. O gün de hiçbir şey yememişti, oğlu mesai arasında zaman bulup, eşinin “Bak annen yürüyüşlere çıkıyor bayılıp kalmasın ona yemek götür.” demesiyle ağzına birkaç lokma girebilmişti anca.

Yıllardır sokak kedilerini beslerdi. Oturduğu çıkmaz sokağa pek uğrayan olmazdı yerlisi hariç, o da fırsattan istifade sokağı kedi evleriyle döşemişti. Her sabahın köründe, kar kış dinlemeden iner kedilerine mama verirdi. Bu onun için çok kıymetli bir alışkanlık haline gelmişti, neredeyse ibadet edercesine adanmıştı kedilere. Öyle ki torununa bir gün “Annecim, ben cennete gidersem sokak hayvanlarını beslediğim için gideceğim” demişti. 2020 denilen, evinin dört duvarı arasına tıkılıp kaldığı o meymenetsiz yıl bundan da yoksun bırakmıştı onu:  hayvan düşmanı mahallelinin de karantinadan dolayı canı sıkılmış olacak herhalde, sokakta toplanan bu yüksek kedi nüfusuna kafayı takmışlardı ve muratlarına ermişlerdi. Sokakta hayvan besleyemiyordu artık, belediye o işe el koymuştu.

Bütün torunları başka yerlerdeydi, çocukları da aynı şekilde. Yalnızca, arada sırada Tekirdağ’a gidip gelen oğlu mesai arasında yanına uğrayabiliyordu. O da çok panikti. Annesine sarılmıyor, öpmüyordu. Maskesini çıkarmıyordu. İlle de balkonda oturacağız diye kadıncağızı üşümek pahasına balkona çıkartıyordu.

Muharrem ayında bir gündü, kar yağıyordu. Bu yıl ilk kez karın beyazla örttüğü şehir ona araf gibi gelmişti. Günü gelince salt alışkanlıktan aşure yapmaya karar vermişti. Şubat tatili yakındaydı, o yüzden aşureyi torunlarına saklayacaktı. Ne de olsa birkaç gün sonra onu ziyarete geleceklerdi ve o onları yemeğe boğacaktı, diye düşünüyordu Ayşe fakat bilmiyordu ki kardan yollar kapanacaktı.

Tarifi sorsalar söyleyemezdi. Otomatiğe bağlamıştı artık, yılların tecrübesi söze dile gelmeyecek bir hafızada depolanıyordu. İşte bunun verdiği rahatlık, ve pandeminin verdiği bunalımla dikkatsizce yaptı aşuresini. Önceleri ne kadar kontrolcüyse, şimdi o kadar rahattı. Malzemeleri iki kez değil bir kez yıkadı mesela. Çok kirli bir yemek olmasa da pişirirken etrafa sıçrayan muhallebiyi her seferinde önce ıslak mendille kabasını aldırıp sonra sabunlu bezle silmedi. Öylesine üzerinden geçiverdi. Meyvelerin, yemişlerin kabuklarını soyduktan sonra hemen, hiçbir yeri kirletmeden kısa süreliğine depolayacağı geçici bir çöp torbacığı edinmedi. Yemeği yaparken bile mükemmel olmak için kendini yormadı. Yemeğini önce yapacak, sonraysa dağıttığı ve kirlettiği mutfağını tertip edecekti.

Birkaç saat sonra hazırdı aşureleri. Çok güzel kokuyordu, lezzeti gözüküyordu. Fakat, o an bir şey gözüne çarptı. Daha doğrusu eksikliği battı ona: bulgur neredeydi? Koymamış mıydı yoksa? Nasıl yapabilirdi bunu? Ne kadar dikkatsizdi, böyle aşure olmaz olsundu! Gözyaşları yanaklarından ufak ufak süzüldü. Bir süre sızlandı, bir kedi gibi ağladı. Basit bir işi, aşureyi nasıl batırmıştı? O gün mükemmelliyetçiliğini bir kenara bırakacağını söylemişti ama bu çok fazlaydı. Gerçekten haddini aşmıştı bugün. Mutfak balkonuna çıktı, kedisini gömdüğü mezar saksıya uzun uzun baktı. Daldı gitti, ve her nedense rahmetli eşini de düşünürken buldu kendini. Eşiyle erken yaşta evlenmişlerdi ve falları pek tutmamıştı. Eşi pek cimri ve pimpirikliydi. Çoluk çocuk derken geçmişti zaman, eşine ve kaderine olan küskünlüğünü ve öfkesini biraz unutmuştu. Ama işte o gün, geçmişte kaç kez istemeye istemeye, öfleye püfleye ve de eşinin baskısından korkarak bulgur pilavı yaptığı günler aklına esip duruyordu.