QUERY: SELECT * FROM addedlink WHERE site_id=58
ERROR: Table 'admin_apis.addedlink' doesn't exist
Kategoriler
Blog

Yoga ve Psikoterapi

Yoga, kökeni binlerce yıl öncesine dayanan, beden, nefes ve zihin arasındaki dengeyi hedefleyen kadim bir disiplindir. Günümüzde yoganın adeta yeniden keşfedilmesi ve bütün dünyada karşılık bulması, çağdaş yaşamın insan hayatı üzerindeki olumsuz etkilerini giderme arayışının bir parçası olduğu kadar ruhsallığın bedensel pratiklerle birlikte öne çıkması olarak da görülmelidir. Psikoterapi ise, bireylerin zihinsel ve duygusal sorunlarını çözmek ve yaşam kalitelerini artırmak için kullanılan terapötik yaklaşımlar bütünüdür. Her iki alan da bireysel sağlığın ve iyiliğin geliştirilmesine, bireyin daha üretken, esnek ve yaratıcı olmasına odaklanmıştır. Psikoterapi, bireylerin duygusal zorlukları, ruhsal sorun ve sıkıntıları ve davranış problemleriyle başa çıkmalarına yardımcı olmak için uygulanan bir dizi tedavi tekniğini içermektedir. Psikoterapi, uzman bir psikoterapist tarafından yürütülür ve bireylerin düşünce, duygu ve davranışlarını anlamalarına ve iyileştirmelerine yardımcı olmayı hedeflemektedir. Psikoterapinin birkaç farklı türü vardır, bunlar arasında bilişsel davranışçı terapi, psikanaliz, aile terapisi ve grup terapisi gibi yöntemler bulunur. Psikoterapinin temel amacı, bireylerin zihinsel sağlığını iyileştirmek ve yaşam kalitelerini artırmaktır.

Psikoterapide, davranışsal, bilişsel, kişilerarası ve aile terapisi gibi çeşitli yaklaşımlar mevcuttur. Psikoterapi, eğitimli ve bazı alanlarda uzmanlaşmış terapistler ve hastalar arasındaki diyaloglar üzerinden gelişir. Psikoterapistler, danışanlara daha iyi başa çıkma mekanizmaları geliştirmek ve olumsuz semptomları kontrol etmek için duygusal süreçlerinde ve düşünme biçimlerinin gelişmesinde rehberlik eder.

Sanskrit dilinde birlik anlamına gelen yoga, vücudun duruşlarını (Asanalar), nefesin kontrolünü ve meditasyonu içeren uygulamalarıyla bilincin dingin bir hale gelerek Jungiyen anlamda bütünleşmeye doğru giden uzun soluklu bir yolculuktur. Birçok yoga ekolü olmasına rağmen, hepsinin temel amacı, zihinsel sakinlik ve bedensel denge sağlamaktır. Psikoterapi ise bireyin düşünce, duygu ve davranışlarını anlamasına ve bunları daha sağlıklı bir şekilde yönetmesine yardımcı olur. Aynı şekilde yoga uygulamalarının, stresi azaltmada, anksiyete ve depresyon belirtilerini hafifletmede etkili olabildiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte zihinsel odaklanmayı ve bilinçli farkındalığı artırarak kişinin duygusal durumunu iyileştirebilir.

Carl Gustav Jung’un bireyleşme sürecini insan gelişiminin merkezine oturttuğu biliniyor. Bu süreç, bireysel ve kolektif bilinçdışı, kompleksler, Benlik arketipi ve ruhun spiritüel işlevi gibi temel felsefi ve psikolojik olgulara dayanır. Jung, bireyleşme ve ruhsal gelişim süreçleri için araştırmalar yaparken Doğu’nun kadim geleneklerini, özellikle Budizm’in felsefesi ve ritüelleri ve Patanjali’nin Klasik Yoga’sı ile tanışmıştır. Jung, Bu geleneklerde psikospiritüel gelişime dair önemli argümanlar ve bilgiler keşfetmiştir. Hatta yoga felsefesinin önemli bir parçası olan ve insanın evrimsel enerjisini ifade eden Kundalini’yi keşfeden ilk Batılının Jung olduğu söylenir. Kundalini Yoga üzerine verdiği konferanslar bu konuya ne kadar önem verdiğini göstermektedir.

Anormal derecede düşük vücut ağırlığı, yoğun kilo alma korkusu ve çarpık kilo algısı ile karakterize bir yeme bozukluğu olan Anoreksiya nervozadan muzdarip bir hastamın psikoterapinin yanı sıra yogaya yönelmesiyle kısa sürede toparlanması ve eski sağlığına kavuşması psikoterapi ile yoganın entegrasyonundan elde edilen olumlu sonuçların en dikkate değer örneklerinden biri olarak Antalya Ruhbilim Okulu’nca kayda geçirilmiştir. Daha sonra bu süreci kitaplaştıran hastam, benzer sıkıntılardan muzdarip insanlar için örnek teşkil etmiştir. Aynı şekilde Pubmed’de depresyon, anksiyete, kronik ağrı, artrit, uykusuzluk, migren (ve baş ağrıları), hipertansiyon, dikkat eksikliği, uykusuzluk, ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) yaşayan pek çok insanın psikoterapiye entegre bir şekilde yoga uygulamaları ile son derece olumlu sonuçlar aldığını gösteren bir çok çalışma yayımlanmıştır. Özellikle bazı pozisyonların travmatik geçmişi olan bireylerde son derece etkili olduğu gözlemlenmiştir.

Geleneksel psikoterapiyi tamamlayan yoga uygulamalarının entegre bir şekilde kullanılması önümüzdeki süreçte giderek yaygınlaşacaktır. Ancak yapılan bazı çalışmalar, her bireyin ve her rahatsızlığın tedavi sürecinde aynı yoga uygulamasının etkili olamayabileceğini, kişinin durumuna uygun yoga tekniğinin yoga uzmanı ve terapist ile birlikte tespit edilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca yoga ve psikoterapiyi birbirine alternatif olarak görmek yerine birbirini tamamlayan terapötik teknikler bütünü olarak görmek, yararlanma düzeyini daha da arttıracaktır.

Günümüzde psikoterapi ile yoganın entegrasyonu ile ilgili yapılan pek çok bilimsel çalışma mevcuttur. Terapi sürecine yogayı ve yogaya bağlı başka uygulamaları (nefes, ses, müzik vb.) eklemek tüm dünyada giderek yaygınlaşan bir yönelim hâline gelmiştir. Aynı şekilde yogaya psikoterapiyi dahil ederek yoganın faydalarını bireyin ruhsal sağlığının ve bütünlüğünün sağlanması için kullanmak da dikkate değer sonuçlar yaratıyor. Antalya Ruhbilim Okulu olarak birçok danışanımıza terapinin bir parçası olarak yoga öneriyoruz, kendi bünyemizdeki yoga stüdyomuzda psikoterapi ile birlikte örnek çalışmalar yapıyoruz. Yaptığımız gözlemler ve aldığımız geri bildirimler bunun son derece yararlı olduğunu göstermiştir. Antalya Ruhbilim Okulu’nun psikoterapinin ve yoganın entegrasyonuna yönelik bu çalışmalarının bir benzerini Yogakioo’nun yogayı psikoterapi ile yakınlaştırma girişimlerinde görmekteyiz. Bu girişimler, zihinsel ve bedensel sağlık için birbirini tamamlayan iki farklı yaklaşımın ortak hedeflerde buluşmasını sağlamaktadır. Her iki disiplinin bütünleşik uygulanması, bireylerin genel iyilik hali üzerinde olumlu etkiler yaratmaktadır.