Kanser Hastaları için Psikoterapi

Kanser ciddi bir hastalıktır. Ölümcül olabilmektedir. Kanser yaşamı tehdit etmese bile kalıcı sağlık sonuçları doğurabilmektedir. Kanser teşhisi sadece kanserli kişiyi değil, aynı zamanda tanıdan sonraki süre boyunca sevdiklerini de etkileyebilmektedir.

Size yeni kanser teşhisi konulduysa, anlaşılması zor olabilen sağlık bilgileri sizi korkutabilmekte ve bunaltabilmektedir. Öncelikli endişeniz muhtemelen iyi bir doktor bulmak ve tedaviye hemen başlamaktır. Ruh sağlığınız hakkında düşünmüyor olabilirsiniz. Ancak ruh sağlığı da önemlidir. Stres, kaygı ve endişe fiziksel durumunuzu iyileştirmeyecektir. Bir terapist veya danışman kanserinizi tedavi edemese de, nitelikli bir ruh sağlığı uzmanıyla çalışmak ruh halinizi, bakış açınızı ve zihin durumunuzu iyileştirmeye yardımcı olabilmektedir.

Fiziksel sağlığınız iyi olsa bile doğru danışmanı bulmak zor olabilir. Zor ve gereksiz bir görev gibi görünebilmektedir, ancak endişeleriniz hakkında eğitimli bir profesyonelle konuşmak önemlidir. Nereden başlayacağınızdan emin değilseniz, Antalya Ruhbilim Okulu’na danışarak başlayabilirsiniz.

KANSERIN DUYGUSAL ETKILERI

Kanser vücudu etkileyen bir hastalıktır, ancak duygusal sağlık üzerinde de büyük bir etkisi olabilmektedir. Tanı konulduktan sonra ve tedavi sırasında endişe, depresyon, korku veya kaygı hissetmek normaldir.

Kanserli kişilerin yaşadığı bazı yaygın endişeler şunlardır:

Depresyon. Ulusal Kanser Enstitüsü’nün istatistiklerine göre, kanser hastalarının %15 ila %25’i depresyon geçirmektedir.
Anksiyete. British Medical Journal’da yapılan bir araştırma, kanser hastalarının %10’unda anksiyete olduğunu ortaya koymuştur.
Travma sonrası stres. 2017 yılında yapılan bir çalışma, kanser teşhisi konan kişilerin yaklaşık beşte birinin teşhisten sonra TSSB yaşadığını ortaya koymuştur.
Bağımsızlığını kaybetme endişesi
Mali durum veya tıbbi faturalar hakkında endişe ve stres
Hobilerden ve aktivitelerden keyif almada zorluk
Özellikle geleceğin ne getireceği konusunda belirsizlik, olumsuzluk veya korku
Yorgunluk veya düşük enerji
Suçluluk
Yakınlık ve ilişki zorlukları
Beden imajı sorunları
İnkar, öfke veya keder
Bu endişelerin çoğu birbiriyle ilişkilidir. Örneğin kanser, hastalık ve tedavi nedeniyle vücutta meydana gelen değişiklikler konusunda mutsuzluk ve sıkıntıya yol açabilmektedir ve kanserli kişiler genellikle vücut imajıyla mücadele etmektedir. Beden imajı sorunları, mide bulantısı veya başka nedenlerle seks veya diğer yakınlık biçimlerini istememek yaygındır. Ancak yakınlıktaki azalma duygusal sağlığı da etkileyebilmektedir. Öz saygı veya özgüven kaybı da yaygındır. İlişkiler, her iki partnerin korku, stres ve endişelerinin bir sonucu olarak da zarar görmektedir.

Terapi yardımcı olabilmektedir. Eğitimli danışmanlar (genellikle onkoloji sosyal hizmet uzmanı gibi kanser tedavisi konusunda uzmanlaşmış kişiler) duyguları ele alma ve zorluklarla başa çıkma yollarını öğrenme konusunda yardım sunar.

Aile terapisi de iyi bir seçenek olabilmektedir. Kanserli kişilerin eşlerinin de etkilenmesi muhtemeldir. Ekstra ev ve aile sorumlulukları üstlenebilirler, bu da stres ve hayal kırıklığına ve bu duyguların bir sonucu olarak suçluluk duygusuna yol açabilmektedir. Aile veya çift terapisi, eşlerin korkuları ve endişeleri hakkında konuşmalarına, ilişki sorunlarını ele almalarına ve kanser tedavisi sırasında işlerin daha sorunsuz gitmesine yardımcı olacak stratejiler geliştirmelerine yardımcı olabilmektedir.

KANSERDEN KURTULANLAR VE RUH SAĞLIĞI

Kanserden kurtulanlar genellikle anksiyete, travma sonrası stres ve depresyonla mücadele eder. Araştırmalar, kanserden kurtulan yetişkinlerin ruh sağlığı sorunları yaşama olasılığının, hiç kanser geçirmemiş yetişkinlere göre iki kat daha fazla olduğunu göstermektedir. Özellikle anksiyete, kanserden kurtulan birçok kişiyi etkilemektedir. TSSB de oldukça yaygındır. Tedaviden sonra kanserin geri dönmesinden korkmak, kanserden sonra hayata nasıl dönüleceğinden emin olamamak veya tedavi sırasında düşünülmesi imkansız olabilecek bir geleceğe yönelme konusunda belirsizlik hissetmek normaldir.

Kanserden kurtulanların başarılı bir tedaviden sonra ruh sağlığı endişeleri yaşaması da yaygındır. Vücutta artık kanser belirtisi kalmadığında (NED veya “hastalık kanıtı yok”) insanlar tedavi sırasındaki duygulardan bunalabilirler. Bu nedenle, ruh sağlığı belirtileri hemen ortaya çıkmasa bile, tedaviden sonra bir profesyonelle çalışmak önemlidir.

Hayatta kalan kişinin ailesi de etkilenebilmektedir. Ulusal Kanser Enstitüsü’nün tahminlerine göre, kanser hastası yetişkinlerin yaklaşık %24’ü 18 yaşın altındaki çocukların ebeveynidir. Kanserli ebeveynin çocukları anksiyete ve sıkıntı riski altındadır ve muhtemelen başka ruh hali değişiklikleri yaşarlar. Ebeveynler için çocuklarla kanser hakkında konuşmak zor olabilir, özellikle de anlamayabilecek küçük çocuklarla. Bir aile veya çocuk terapistine başvurmak tüm aile için faydalı olabilmektedir.

KANSER RUHSAL HASTALIĞA NEDEN OLABİLİR Mİ?

Birçok kişi kanser tedavisi sırasında ve sonrasında veya tedavinin bir sonucu olarak ruh sağlığı sorunları yaşasa da, kanserin kendisi doğrudan ruh sağlığı sorunlarına neden olmaz.

Endişeler ister hemen ister tedavi sırasında ortaya çıksın, teşhisten sonra ruh hali değişiklikleri yaşamak yaygındır. Anksiyete, stres, depresyon, sinirlilik veya umutsuzluk gibi ruh hali sorunları tanıya doğrudan bir tepki olabilir.

Kanser tedavileri de duygularda ve ruh halinde değişikliklere yol açabilmektedir. Bunun nedeni, tedavilerin bağışıklık sistemini aktive etmesi ve bunun da beyin kimyasallarında değişikliklere yol açmasıdır. Kemoterapi tedavilerinin fiziksel yan etkilerinin yanı sıra genellikle yorgunluk, depresyon veya anksiyete belirtileri, konsantrasyon güçlüğü veya halüsinasyon gibi yan etkileri de vardır.

ANKSİYETE VEYA DİĞER RUH SAĞLIĞI SORUNLARINDAN KANSERE YAKALANABİLİR MİSİNİZ?

Bazı durumlarda, ruh sağlığı sorunları ağrı ve yorgunluk gibi fiziksel semptomlara neden olmaktadır. Stres, genellikle fiziksel sağlık sorunlarına yol açan bir ruh sağlığı sorunudur. Anksiyete göğüs ağrısı, kalp çarpıntısı veya sindirim sorunlarına neden olabilmektedir. Bazı insanlar ruh sağlığı sorunlarının da kansere yol açıp açmayacağını merak edebilmektedir.

Stres, anksiyete veya diğer ruh sağlığı sorunlarının kansere neden olabileceğini gösteren güçlü bir kanıt yoktur. Bazı araştırmalar ruh sağlığı faktörlerinin daha yüksek kanser riskine yol açabileceğini öne sürmektedir, ancak bu bağlantı bilimsel kanıtlarla tam olarak desteklenmemektedir. İş stresini inceleyen 2013 tarihli bir çalışmada, iş stresinin kanser için bir risk faktörü olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmadığı tespit edilmiştir.

KEMOTERAPİ ZİHİNSEL SORUNLARA NEDEN OLUR MU?

Bazı insanlar kemoterapinin bir sonucu olarak düşünme süreçlerinde sorun yaşarlar. Düşüncelerini bir tür sis bulutu kaplıyormuş gibi hissedebilirler. “Kemo beyin” olarak bilinen bu sis, dikkat etmeyi, okula veya işe konsantre olmayı, yeni bilgileri hatırlamayı veya uyumayı zorlaştırmaktadır. Bu zihinsel değişikliklerle birlikte yorgunluk veya depresyon hissi de ortaya çıkabilmektedir. Fiziksel semptomlar şiddetli olmasa bile, kemo beyin bilişsel görevleri tamamlamayı zorlaştırarak günlük yaşamı etkileyebilmektedir.

“Kemo beyin” olarak adlandırılsa da, bu durum kanser sırasında kemo almayan kişilerde bile ortaya çıkabilir. Doktorlar bunun kanserin kendisi de dahil olmak üzere yorgunluk, depresyon veya kötü beslenme gibi diğer faktörlerin yanı sıra bir dizi faktörden kaynaklanabileceğine inanmaktadır.

Kemoterapi beyni genellikle kısa bir süre sonra geçer. Ancak beyin sorunları devam edebilmektedir, bu nedenle günlük yaşamı engelleyene kadar beklemek yerine sorunlar başladığında bir doktorla konuşmak önemlidir. Doktorlar ve destekleyici aile ve arkadaşlar, semptomları ve sorunları takip etmeye ve başa çıkma stratejileri geliştirmeye yardımcı olabilmektedir.

KANSER İÇİN DANIŞMANLIK VE TERAPİ

Kanser tedavileri genellikle başarılıdır ve kansere yakalanan birçok kişi teşhisten sonra yıllarca yaşar. Ancak tedavi sırasında veya sonrasında ruh sağlığı sorunlarıyla mücadele edenlerin yaşam kalitesi daha düşük olabilmektedir. Kanserin duygusal etkileri geniş kapsamlı olduğundan ve ciddileşebileceğinden, daha da kötüleşmeden önce yardım almak önemlidir.

Hiçbir ruh sağlığı belirtisi göstermeyen kanserden kurtulanların bile kanser sonrası bakım konusunda uzmanlaşmış bir danışmana ulaşmaları tavsiye edilmektedir. Araştırmalar, kanserden kurtulanların üçte birinden daha azının, anksiyete ve depresyon açısından yüksek risk altında olmalarına rağmen, doktorlarıyla ruh sağlığı sorunları hakkında konuştuğunu göstermektedir. Bir danışmanla erkenden konuşmak, sorunların ciddileşmesini önlemeye yardımcı olabilmektedir.

İnsanlar kanser tedavisinden sonra kendilerini rahatlamış ve umutlu hissedebilirler. Ancak endişe ve stres duyguları da normaldir. Hayata teşhisten önceki haline dönmek genellikle zordur. Sevdikleriniz nelerin değiştiğini anlamayabilmektedir ve kanserden kurtulanlarda yalnızlık hissi de yaygındır.

Özellikle eğitimli bir danışman tarafından yönetilen bir kanser destek grubuna ulaşmak, kanserin duygusal etkilerini ele almanın bir yoludur. Güçlü destek, iyi bir duygusal sağlık için kilit bir faktördür ve benzer bir şey yaşamış diğer insanlarla konuşmak yardımcı olabilmektedir.

Kanserli insanlara yardımcı olan bir tür ruh sağlığı sağlayıcısı onkoloji sosyal hizmet uzmanıdır. Onkoloji sosyal hizmet uzmanları, insanların tanılarını anlamlandırmalarına, kaynakları bulmalarına, arkadaşları ve aileleriyle kanser hakkında konuşmanın yollarını bulmalarına ve kanserlerini nasıl yöneteceklerini öğrenmelerine yardımcı olur. İnsanların daha derinlemesine ruh sağlığı tedavisi için başka danışmanlar bulmalarına yardımcı olabilirler.

Konuşma terapisi genellikle kanserin etkileriyle başa çıkmaya çalışan kişilere önerilmektedir. Bilişsel davranışçı terapi, iyi başarı elde edilebilen bir terapi türüdür. BDT, insanların olumsuz düşüncelere meydan okumalarına ve bunlara yol açan düşünce kalıplarını değiştirmelerine yardımcı olur. Eşiniz ve/veya çocuklarınız varsa aile veya çift terapisi önerilmektedir. Grup terapisi de bazıları için yararlı olmaktadır.

Terapistler tedavinin bir parçası olarak rahatlama egzersizleri, meditasyon veya farkındalık uygulamaları önerebilir. Günlük tutma veya sanat terapisi bazı insanlar için yararlı olabilir. Bu aktiviteler genellikle anksiyete ve stres belirtilerini azaltmaya yardımcı olur.

Sosyal medya hesaplarımız:
İnstagram: drmuratkemaloglu
Youtube: Ruhbilim TV

Başa dön