Bir kedinin gözüyle dünyaya bakmak istiyorum. Minicik yeni doğmuş bir kedi. Savunmasız. Beklentisi sadece karnını doyurmak. Annesinin peşinden gidip onun yaşadığı tecrübeleri istemsizce öğrenmek. Neyi, neden yaptığını düşünmeden. Sadece annesinin bakış açısını gözlemleyerek bıraktığı izleri takip etmek. Zamanı geldiğinde de kendisini bir kedi olarak yaşadığı ortama ilan etmek. Gözleriyle hissedip burnuyla koklamak. Kadın mı, erkek mi, olduğunu hiç planlamadan doğanın akışına kendini bırakmak. Minicik bir kedi gibi yaşayıp miskin miskin bir köşede uyuyup sadece büyümeyi beklemek. Zamanı geldiğinde büyüyeceğinin farkındalığıyla çelimsiz mi? Şişman mı? Eksik mi? Yarım mı? Olduğunu düşünmeden. Sahiden yaşamak. Plansız, programsız anı yaşamak. Birinin gelip onu annesinden koparacağı korkusunu bile bilmeden. Gözlerini açtığı andan itibaren bir dünya düzlemi içinde var olduğunu, bir döngüde, bir yaşam planı içerisinde olduğunu, varlığının önemli ve aynı zamanda değerli olduğunu bilmeden fakat bunu düşünmesi için bile gerek görmeden o muhteşem akışın içinde var olduğunu göstermek için miyavlamak. Buradayım demek. Siz beni ister görün, ister görmeyin, ister sevin, ister sevmeyin hiçbir koşula bağlı olmadan sadece var olması gerektiği için varlığına sahip çıkan minicik bir kedi olmak sahiden nasıl olurdu?

Karanlık bir tünelden geçiyor gibi bir korku mu yaşardı, İnsanoğlunun o korkutucu yanına rastladığında? Kim bilir kimler sever, kimler sahiplenirdi. Ya da korumasız gibi görünüp aslında kendi gücünü keşfe çıkmaya ne zaman başlardı? Kendine inanmak için ne kadar yol kat etmesi gerekirdi? Hangi olaylardan geçip, hangi acı deneyimler onu kendine inanmamasına neden olurdu? Kendine hiç inanmadığı zamanlar yaşar mıydı? ümidini, hayalini hiç kaybeder miydi? bağımsız olmak hoşuna gitmez miydi? Yoksa birilerinin gölgesinde kendi gölgesinden korkan miskin bir kedi mi olurdu? Diğer kediler koşup oynarken o kenardan sadece onlara mı bakardı? Hiç ummadığı hastalıklar, salgınlar, yangınlar felaketler olduğunda gözlerini korkuyla açıp var gücüyle miyavlar mıydı?

Anlar mıydı? o minicik patilerinin daha yere basmadan, yürümeden olgunlaşamayacağını. Zorluklarla karşılaşmadan belki günlerce aç, susuz kalarak öğreneceği yaşam deneyimleri onun bu dünyaya gelme yolunu engelleyecek miydi?

Minicik bir kedi gibi dünyaya baktığımda başladığım noktaya tekrar dönmek isteyeceğim aklıma gelmemişti. İnançlarımı yeniden sorgulayıp, yalnız kalmışlık duygumu bertaraf edip, korkularımı, kaygılarımı gökyüzüne balon gibi uçurup, karanlık yanımla bütünleşip, karamsar duygularımı bir kedi bakışıyla koparıp atıp yerine beyaz, bembeyaz göz kamaştıran bir bakış açısıyla değiştirmeyi deneyimlemek muhteşem bir ayrıcalık.

 

Mine Kar Özbek

19/05/2021

 39 Toplam okunma,  3 Bugünkü okunma