Terapiye başlamaya karar vermek, hayatınızda önemli bir dönüm noktası olabilir. Bu cesur adımı atmaya karar verdiğiniz için kendinizi takdir etmeyi unutmayın, çünkü bu karar yaşamınızı olumlu yönde değiştirebilir. Ancak, ihtiyaçlarınıza uygun doğru terapi türünü seçmek, kimi zaman karmaşık ve zorlayıcı bir süreç gibi görünebilir. Farklı terapi türleri arasında kaybolmak kolaydır ve her birinin kendine özgü yaklaşımları vardır. Bu yazı, ihtiyaçlarınıza en uygun terapi türünü seçmenize yardımcı olacak bir rehber sunuyor.
Doğru Terapiyi Seçmenin Önemi
Doğru terapi türünü seçmek, terapötik hedeflerinize ulaşmanızda kritik bir rol oynar. Bu, hem daha hızlı bir şekilde kendinizi iyi hissetmenizi sağlar hem de zaman ve maddi kaynaklarınızı daha verimli kullanmanıza yardımcı olur. Terapi, genellikle pahalı bir süreç olabilir; bu nedenle, doğru terapi türünü belirlemek, uzun vadede hem duygusal hem de maddi açıdan faydalı olacaktır.
İnsanlar farklı nedenlerle terapiye başvurabilir. Bir ruh sağlığı rahatsızlığı teşhisi almış olabilirsiniz, ancak bu bir zorunluluk değildir. İlişkisel problemler, travma sonrası iyileşme, bağımlılıktan kurtulma, stresli bir yaşam olayıyla başa çıkma ya da sadece kendinizi daha iyi anlamak isteme gibi sebeplerle terapiye yönelebilirsiniz. Neden terapiye ihtiyaç duyduğunuzu netleştirmek, doğru terapi türünü bulmanızda ilk adımdır.
Hangi Terapi Türüne İhtiyacım Olduğunu Nasıl Anlarım?
Terapiye başlamaya karar verdiğinizde, hangi tür terapiye ihtiyacınız olduğunu tam olarak bilmemek oldukça normaldir. Duygusal olarak bunalmış hissettiğiniz bir dönemde, bu kararı vermek daha da zor gelebilir. Ancak, aşağıdaki adımları takip ederek bu süreci kolaylaştırabilirsiniz:
Üzerinde Çalışmak İstediğiniz Konuları Belirleyin
Terapide odaklanmak istediğiniz en önemli üç konuyu bir kağıda yazmayı deneyin. Örneğin, bir yakının kaybıyla başa çıkma, yeni bir işe başlamanın stresi ve genel kaygı hissi gibi konular olabilir. Bu, sırasıyla yas, stres ve anksiyete üzerine çalışmak istediğiniz anlamına gelir.
Bu konuları belirledikten sonra, bu alanlarda uzmanlaşmış terapistleri çevrimiçi olarak araştırabilirsiniz. Çevrimiçi terapi rehberleri, terapistlerin uzmanlık alanlarını ve yaklaşımlarını listeleyen bir tür sanal telefon rehberi gibidir. Bir terapistle görüşmeden önce, bir danışma seansı ayarlayarak hangi terapi türünü uyguladıklarını ve bu yöntemin size nasıl yardımcı olabileceğini sorabilirsiniz. Unutmayın, terapistler sizin bir uzman olmanızı beklemez ve yöntemleri hakkında bilgi vermekten memnuniyet duyarlar.
Alternatif olarak, çevrimiçi terapi platformlarına kaydolabilirsiniz. Bu platformlar, genellikle verdiğiniz bilgilere dayanarak sizi uygun bir terapistle eşleştirir. Bazı platformlar, anksiyete veya depresyon gibi belirli ruh sağlığı sorunları için uzmanlaşmış terapistler sunarken, diğerleri daha geniş bir yelpazede hizmet verir.
Farklı Terapi Türleri
Terapi türleri oldukça çeşitlidir ve her biri farklı ihtiyaçlara hitap eder. Aşağıda, en yaygın kullanılan üç terapi türünü detaylı bir şekilde inceleyeceğiz:
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT)
Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), yapılandırılmış ve hedef odaklı bir konuşma terapisi türüdür. Depresyon, anksiyete, madde bağımlılığı, yeme bozuklukları ve kişilik bozuklukları gibi birçok ruh sağlığı sorununun tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır. BDT, olumsuz veya işlevsiz düşünceleri, yanlış algıları ve zararlı inançları tanımlamaya ve değiştirmeye odaklanır. Genellikle kısa süreli bir terapi olarak kabul edilir ve tedavi süreci 3-4 ay sürebilir.
Eğer günlük yaşamınızı etkileyen sorunlara çözüm bulmak için yapılandırılmış bir terapi arıyorsanız, BDT sizin için iyi bir seçenek olabilir.
Psikodinamik Terapi
Psikodinamik terapi, kişinin geçmiş deneyimlerine ve bilinçdışı süreçlerine odaklanan bir konuşma terapisidir. Bu yöntemde, kişinin kendisi ve başkaları hakkındaki inançlarının çocukluk dönemi ve genetik faktörler tarafından şekillendiği düşünülür. Terapist, kişinin geçmiş deneyimlerini keşfeder ve bilinçdışı duygu ve düşünceleri gün yüzüne çıkararak bunları tartışır. Bu süreç, kişinin mevcut davranışlarının ve duygularının kökenlerini anlamasına ve bunları nasıl ele alacağını öğrenmesine yardımcı olur.
Psikodinamik terapide, terapist ve danışan arasındaki ilişki de önemli bir rol oynar. Terapist, danışanın kendisine karşı hissettiği duyguları ve kendi danışana karşı hissettiği duyguları analiz ederek tedavi sürecini yönlendirir. Bu, kişinin dış dünyadaki ilişkilerine dair daha derin bir içgörü sağlar.
Eğer geçmişten gelen çözülmemiş duygular veya deneyimler üzerinde çalışmak istiyorsanız, psikodinamik terapi sizin için uygun olabilir.
Somatik Terapi
Somatik terapi, bedeni ve zihni birlikte ele alan, son yıllarda popülerlik kazanan bir yöntemdir. Özellikle travma tedavisi için önerilir ve somatik deneyimleme, EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) ve beyin noktası (brainspotting) gibi yöntemleri içerir.
- Somatik Deneyimleme: Travmatik olayların bedende stres ve anı olarak depolandığına inanır. Bu yöntemde, bedensel duyumlar bilinçli bir şekilde yeniden deneyimlenerek travmanın işlenmesi ve serbest bırakılması hedeflenir.
- EMDR: İki taraflı uyarım (göz hareketleri, sesler veya dokunma) kullanarak travmayı işlemeyi amaçlar. Göz hareketleriyle travmatik anıyı bilinçli olarak hatırlama, anının duygusal etkisini azaltır.
- Beyin Noktası (Brainspotting): Görsel alan kullanılarak travmayı işlemeyi hedefler. Travmanın bedende ve beyinde “sıkışmış” tepkilerini çözmeye odaklanır ve kişinin travmayı yeniden yaşamasına gerek kalmadan iyileşmeyi destekler.
Eğer travmatik bir deneyimin etkileriyle mücadele ediyorsanız, somatik terapi sizin için en uygun seçenek olabilir.
Ya Terapideyken Farklı Bir Şey Denemek İstersem?
Bir terapistle çalışıyorsanız ve mevcut yöntemin size uygun olmadığını düşünüyorsanız, bu oldukça normaldir. Terapistinize bu endişenizi açıkça belirtin. Terapistler, tedavi sürecine dair bilgi vermek ve size en uygun yöntemi bulmanızda destek olmak için buradadır. Belki de doğru terapi türündesinizdir, ancak henüz yeterince ilerleme kaydetmemiş olabilirsiniz. Ya da, mevcut yöntemin ihtiyaçlarınıza uygun olmadığını fark edebilirsiniz.
Değişim Yapmak Her Zaman Mümkündür
Terapistinizle uyum sağlayamıyorsanız veya farklı bir terapi türü denemek istiyorsanız, bu da tamamen normaldir. Terapist değiştirmek ya da yeni bir yöntem denemek, iyileşme yolculuğunuzun bir parçası olabilir. Bu konuda kendinizi suçlu hissetmenize gerek yoktur.
Son Söz
Terapi yolculuğunuzda bazı önemli noktaları aklınızda tutmanız faydalı olabilir. İlk olarak, bir terapistle bir veya iki seans deneyerek onların tarzının ve yönteminin size uygun olup olmadığını görebilirsiniz. Eğer uygun olmadığını hissederseniz, başka bir terapist arayışına girmekten çekinmeyin. Doğru terapisti bulmak bir süreçtir ve her terapist herkes için uygun olmayabilir. Sabırlı olun ve kendi ihtiyaçlarınıza en uygun olanı bulmak için kendinize zaman tanıyın.