Dede Mesleği Kuyumculuk

Eskiden kuyumculuk esnaflıktan öte bir sırdaşlık, bir güven müessesesiydi…kimin ne aldığı da ne sattığı da, nedeni de nasılı da, o dükkanın içinde fısıldaşır o esnafın hatıratında ebediyete ulaşırdı. Kiminin gelinin beğendiğine gücü yetmez, kiminin en kıymetlisi ata yadigarı göz yaşıyla tezgaha bırakılır, kuyumcu gücüne, gönlüne ve güvenine göre alana da satana da destek olurdu…

Altın Kız – Mine Kar Özbek

Hayatının en güzel farkındalığını yaşadığı ruh ikizi ondan çok uzaklara gitse bile yaşam yeni sürprizlere gebeydi. Bu karmaşık ruh hali onda belirsizlik hissini çoğaltıyor aynı zamanda fiziksel rahatsızlıklarını da tetikliyordu. İnsanlara fazla mana yükledikçe bir şeyler ters gidiyor inadına herkes ondan uzaklaşıyordu. Bu onda kaygıyı arttırıyor aynı zamanda da öfkeyi çağrıştırıyordu. Öfkeliydi.

Altın – Yunus Kavruk

Ve işte bu kıtanın güney kısmında bir söylenti, rüzgârlardan hızlı bir şekilde denizleri aşarak İberya’nın maceraperest sahillerine, ardından Akdeniz’in ve Kuzey Denizi’nin ticaret limanlarına, ve son olarak da varlığının ayırdına vardığı kıta ve alem karşısında ne kadar da ufak kaldığını gören bir Avrupa’nın bütün serüvencilerine ulaşmıştı. Bir altın kraldan, altın krallıktan, hatta altın insanlardan söz ediliyordu, bir altın cennet geliyordu insanların gözlerinin önüne.

Altın Gülü – Levent Erim

Altını alan ve satan insandır ama insanı satın alıp satmaya çalışan zaten insan değildir. Bunun farkında olmazsak boynu bükük solmuş bir gül gibi yaşarız. Altın gibi değerli olduğumuzu hatırlamak ve içimizdeki olumsuz düşüncelere değerli olduğumuzu kabullendirtmek gerekir. Çünkü kadayıfın altı kızardı yani vakit geldi çattı.

Başa dön